Ankara

9 Şubat 2015 tarihinde tarafından eklendi.

ANKARA
Anadolu yarımadasının ortasında, İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Sakarya Bölümü içinde kurulmuş bir ildi. Bu ilin merkezi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti‘nin de merkezidir. İlin, doğusunda Yozgat ve Kırşehir, kuzeydoğusunda Çorum, batıda Eskişehir, kuzeybatıda Bolu, güneydoğuda Niğde, güneyde Konya, kuzeyde Çankırı illeri ile sınırı vardır. Türkiye’nin en çok ilçesi olan ilidir. 20 ilçesi vardır.
Bunlar : Merkezde Altındağ, Çankaya ve Yenimahalle, çevrede Ayaş, Bala, Bey-pazarı, Çamlıdere, Çubuk, Delice, Elmadağ, Güdül, Haymana, Kalecik, Keskin, Kırıkkale, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Sulakyurt ve Şereflikoçhisar’dır.
İlin;
Trafik Kod Numarası : 06
Otomatik Telefon Kod Nu : 41
Deniz Seviyesinden Yük : 850 m.
Yüzölçümü : 31.692 km 2 (Göller dahil)
Toplam Nüfusu : 2.854.689
Nüfus Yoğunluğu : 93
Geçim Kaynağı : Tarım, ticaret, endüstri ve hizmet sektörüdür.
Ankara ili toprakları, yüksekliği 800-1.300 m arasında değişen bir yayla görünümündedir. Bu yaylanın kuzey ve doğu bölümlerinde bazen yüksekliği 2.000 m’yi aşan kabartılara rastlanır. Kuzeyde Işık Dağı (2.015 m), Yıldırım Dağı (1.980 m.), Kurumca Dağı (1.652 m.), Balaban Dağı (1.404 m.), doğuda İdris (1.985 m.), güneydoğuda Elmadağ (1.855 m), Karacadağ (1.724 m), kuzeydoğuda Aydos (1.850 m.), güneyde Böhrek (1.497 m.) ve Güre (1.540 m.) dağları gibi zirveler yükselir. Bu yayla üzerinde Çubuk, Mürted ve Ankara ovaları bulunur.

Anıtkabir

Anıtkabir

Akarsu ve Gölleri : Suları Sakarya ve Kızılırmak nehirleri tarafından toplanan Ankara’nın en önemli akarsuyu Kızılırmak‘tır. Kızılırmak Nehri’nin yaklaşık 256 km’lik kısmı Ankara topraklarında akar. Küçük Damlacık ve Boğaz dereleri, Akkoşanözü suyu, Çoruhözü suyu, Okuh deresi, Konur suyu Ankara sınırları içinde Kızılırmak’a karışır. Sakarya Nehri’nin yaklaşık 168 km’lik kısmı Ankara il sınırları içinde akar. Çubuk ve Hatip çaylarından meydana gelen Ankara Çayı.Kiymirve Kebirmir Suları Sakarya nehrine ulaşan akarsulardır. Yüz ölçümü itibariyle Konya’dan sonra Türkiye’nin 2. büyük vilayeti olan Ankara, il sınırları içinde Türkiye’nin 2. büyük gölü olan Tuz Gölü‘nün de yarısı yer alır. Tuz Gölü (b.bk.)’nün suları derin değildir ve çok tuzludur. Mogan, Karagöl ve Eymir gölleri de Ankara sınırları içindeki diğer göllerdir. Mogan Gölü‘nde su sporları yapılır.

İklimi : İç Anadolu yaylasının çevresini kuşatan yüksek dağlar, deniz tesirlerinin iç kısımlara girmesini engellediği için Ankara ilinde kara iklimi hakimdir. Yalnız ilin kuzey kesimlerinde nisbeten yağışlı ve Karadeniz’in ıhman iklimini andıran geçiş tipi görülür. Günlük ve yıllık sıcaklık farklarının yüksek olduğu ilin ortalama yıllık sıcaklığı ll,8°C’dir. En soğuk ay ortalaması 0,3ÜC(Ocak ayı), en sıcak ay ortalaması 23,3°C (Ağustos ayı)’dir. Bugüne kadar Ankara’da tespit edilen en yüksek sıcaklık 1 Ağustos 1954’de 40°C, en düşük sıcaklık ise 5 Ocak 1962’de – 24,9°C’dir. Kıştan yaza, yazdan kışa geçişler çabuk olur. Yıl iki mevsime bölünmüş gibidir. Yağış miktarı genel olarak azdır. Ankara il merkezinde yıllık ortalama yağış 367 mm olup bu miktar Bâlâ’da 355,9 mm, Polatlı’da 346,6 mm, Beypazarı’nda 390,2 mm, Ayaş’ta 454,8 m m’dir. İlin kuzeyinde kalan Kızılcahamam’da yağış miktarı artarak yıllık ortalama 564,4 mm’yi bulur. Yıllık ortalama, yağışlı gün sayısı 102,3, karla örtülü gün sayısı 21,5, donlu gün sayısı 84,7, kar yağışlı gün sayısında 13,9’dur.

Bitki Örtüsü : Tabi bitki örtüsü bozkırdır. Yağışlı mevsimlerde yeşeren, kurak mevsimlerde sararan bu kısa boylu ot topluluğu arasında, su boylarında yer yer kavak ve söğüt ağaçlarına rastlanır. İl topraklarının % 9’u ormanlıktır. Ormanlık alanlar daha ziyâde kuzey ve kuzeybatıda toplanmıştır. Kızılcahamam çevresindeki ormanlarda, ilçe merkezine 2 km uzaklıkta Soğuksu Millî Parkı kurulmuştur. 1050 ha genişliğindeki Soğuksu Milli Parkı içinde karaçam, sarı çam, meşe ve kavak ağaçlarından müteşekkil ormanlarda ayı, kurt, tilki, yaban. domuzu, geyik, sansar gibi hayvanlar yaşar.

Nüfûsu : Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 13 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti‘nin baş şehri ilan edilen Ankara, İstanbul’dan sonra Türkiye’nin 2. büyük şehridir. Toplam nüfusu 2.854.689, nüfus yoğunluğu 93, merkez ilçenin (Altındağ, Çankaya, Yenimahalle birlikte) 1.877.775’dir. Ankara ilinde şehirleşme oranı yüksektir. Büyük ölçüde göçün olduğu Ankara’da nüfusun % 79’u şehirlerde, % 21’i kırlık alanlarda oturur. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu oran Altındağ’da 1.901, Çankaya’da 579, Yenimahalle’de 244, Kırıkkale’de 163’dür. Bu yüksek yoğunluk Ayaş’ta 15, Bala ve Nallıhan’da 17, Haymana’da 19 ve Beypazarı’nda 21’e düşer. 1975 istatistiklerine göre Ankara ilinde okuma-yazma oranı Türkiye ortalamasının (% 64) üzerindedir. Okur yazar oranının % 78 olduğu ilde, okuma çağındaki 2.195.114 kişiden 489.464’ü okur-yazar değildir. Okur-yazar olmayan nüfûsun 142.857’si erkek, geri kalanı kadındır.

Kocatepe Camii Ankara

Kocatepe Camii Ankara

Ekonomi : Tarım ve hayvancılığın yapıldığı Ankara’da sanayi de çok gelişmiştir. Ankara’da ekim yapılan 1.026.605 ha arazinin % 93’ü tahıllara, % 2,6’sı baklagillere, % 1,6’sı endüstri bitkilerine ve % 1,7’si yağlı tohumlar ziratine tahsis edilmiştir. Tahıllardan en çok buğday (1.759.010 ton), arpa (400.370 ton), baklagillerden fiğ (7.485 ton), mercimek (8.694 ton), fasulye (5.808 ton), nohut (6.917 ton), endüstri bitkilerinden şeker pancarı (310.194 ton), yağlı tohumlardan ayçiçeği (16.599 ton) üretilmiştir. İl dâhilinde meyvecilik önemli bir yer tutar. Türkiye’de istihsal edilen elmanın % 2,8’i, dutun % 9,8’i, üzümün % 2’si Ankara’da üretilir.

Türkiye hayvan varlığının °/o 3,7’sinin bulunduğu Ankara il sınırları içinde büyük ve küçük baş olarak 3.248.557 hayvan beslenir. (1980 istatistikleri). En çok koyun (1.881.180), tiftik keçisi (771.130) ve inek (291.575) beslenir. Tiftik keçisi yetiştiriciliği önemlidir. Türkiye’de mevcut tiftik keçisinin (3.658.000) % 21’i Ankara’dadır. Sağılan hayvanlardan elde edilen süt miktarı 90.140 tondur. Fert başına yıllık üretim 31 lt’dir. Balı da ünlü olan Ankara’da 834 ton bal üretilmiştir. Türkiye’de mevcut arı kovanlarının % 3’ü Ankara’da olup, üretilen balın % 3’de burada elde edilir.

Yeraltı Zenginlikleri : Ankara ili maden rezervleri bakımından zengin değildir. İlde ekonomik değeri olan başlıca mâdenler Balâ’daki linyit yatakları ile Tuz Gölü’nden çıkartılan tuzdur.

M.T.A. tarafından tespit edilen fakat ekonomik değeri henüz fazla olmayan diğer madenler şunlardır : Bakır, kurşun, çinko, demir, manganez, molipten, vvolfram, bentonit, çimento ham maddeleri, diyatomit, dolomit, feldispat, jips, manyezit, mermer ve perlittir.

Yeraltı, şifalı kaynak sularına da sahip Ankara’daki bu kaynakların başlıcaları : Kızılcahamam’da Acısu, Seyhamam ile Kızılcahamam kaplıca ve maden suyu, Ayaş kaplıca ve içmesi, Haymana Kaplıcası ve Ayaş civarındaki Karakaya Kaplıcası’dır.

Sanayi: Cumhuriyetle birlikte iktisadi hayatında büyük değişiklikler meydana gelen Ankara, bir endüstri merkezi olma yolundadır. Halen mevcut Makina ve Kimya Endüstrisi (MTA) tesisleri, askerî fabrikalar, besin ve gıda sanayine ait fabrikalar, Tekel Genel Müdürlüğü’ne ait içki fabrikaları, meşrubat sanayine ait tesisler, şeker ve çimento fabrikaları, deri işleme atölyeleri, traktör fabrikası ve elektrikli ev aletleri imal eden fabrikalarına ilaveten yeni yeni sanayi tesisleri de kurulmaktadır.

Ulaşım: Bu yönden en gelişmiş illerimizden biridir. Hava yoluyla dünyanın her tarafına bağlanır. Asya ile Avrupa arasındaki kara yollarının kavşak noktasıdır. Demir yolu ve kara yolu ulaşımı ile Türkiye’nin her tarafına irtibatı vardır. İl merkezine askeri hava alanlarının yanında 1956’da hizmete giren Esenboğa sivil hava alanı şehre 30 km uzaklıktadır.
Adı ve Tarihçesi : Ankara’nın tarihe geçmiş isimleri, kuruluşundan günümüze kadar değişmemiş gibidir. Eskiden günümüze doğru, ”Ankyra, Ancyre, Engûriye, Engürü, Angara, Angora ve Ankara” şekillerini almıştır. Kuruluşu, tarihî devirlere uzanır.

Antropolojik ve Arkeolojik araştırmalar, Ankara çevresinde hayatın avcılık ve toplayıcılıkla başladığını ortaya koymuştur. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Gazi Eğitim Enstitüsü yakınlarında paleolitik (Yontma Taş Çağı) çağa ait eserlerin yanı sıra, Neolitik (Cilalı Taş) çağa ait eserlere de Ankara Kalesi ve Çubuk çayı civarında rastlanmıştır. Kesin olmamakla birlikte Ankara’nın M.Ö. 2000 yıllarında bölgeye hakim olan Hititler tarafından kurulduğunu, Hititlerden sonra Ankara’nın Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler’in eline geçtiğini, Büyük İskender döneminde üs olarak kul-lanıldığını, Romalılar zamanında ise, Bendderesi, Hacettepe ve Türkocağı semtlerini içine alan büyük bir siyasî merkez olduğu anlaşılmaktadır. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma İmparatorluğuna (Bizans) bağlanmıştır.

1071 Malazgirt Meydan Savaşı‘ndan sonra Anadolu kapılarının Türklere açılması üzerine, 1074 tarihinde kısa bir süre için Selçukluların eline geçmesine rağmen, geçiş yolları üzerinde olması sebebiyle Haçlı Seferleri sırasında Bizans’ın bir uç şehri olarak kalmıştır. 1143 tarihinde Anadolu Selçukluları tarafından alınarak imar edilmiştir. 1354 tarihinde Osmanlı İmparatorluğuna bağlanan Ankara XVII. yüzyılda sosyal ve iktisadi sıkıntılara sahne olduğundan gelişememiştir. Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra Gazi Mustafa Kemal’in 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelmesi, ilk Meclis’in 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da toplanması ve 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri olması, büyümesine tesir etmiştir.

Ankara Atatürk

Ankara Atatürk

Başşehir Ankara : Ankara ovasının kenarında dik meyilli yamaçlar üzerinde yer alan ve denizden 902 m. yüksekliğindeki Ankara Kalesi ve çevresinde kurulan Ankara, şeklen eski Ankara ve yeni Ankara olarak iki bölümden meydana gelmiştir. Dar ve kıvrımlı sokakları, kerpiçten yapılmış, çoğu tek katlı evleri ve bunlar arasında yükselen târihî eserleri ile eski Ankara, Ulus meydanın batısında yerini yeni Ankara’ya bırakır.

Ankara Cumhuriyet’ten sonra kısa sürede başşehir olarak modern ve muazzam bir şehir oldu. Ankara’nın ilk plânı 1928’de H. Jansen tarafından çizilmiş, hızla artan nüfus, şehir planının tam anlamıyla tatbik edilmesine mani olmuştur. Bir kültür merkezi olarak gelişen, 2 milyonu aşan nüfuslu (1980 sayımına göre) Ankara’da, üniversiteler (Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi), yüksek okullar, tiyatrolar, büyük basım evleri vardır. Bir sağlık merkezi olarak Türkiye ve Orta Doğu’nun en önemli merkezi hâline gelmiştir.
Ankara’daki Târihî Eserler :
1 . Ankara Kalesi : Ankara’nın sembolü olan kalenin kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Romalılar ve Selçuklular zamanında onarılmış.
2 . Hitit Devri Eserleri : Ankara müzesindeki Kanatlı Sfenks ve Etimesgut’ta bir höyükte bulunan aslan heykeli ve Haymana yakınında Gavur Kalesi’dir.
3.  Roma Devri Eserleri: Hacı bayram cami yanındaki Augustus mabedi, Ankara vilayet binası önündeki Jülien sütunu, Çankırı caddesindeki Roma hamamı, Kalecik ilçe-sindeki kale.
4.  Selçuklu Devri Eserleri:
a) Akköprü : 7 gözlü köprü, Ankara çayı üzerinde 1222 yılında inşa edilmiştir.
b) Aslanhane Cami: Aslan hane semtinde 1290 yılında inşa edilmiştir.
c) Âhî Elvan Cami: Saman pazarı semtindedir. 1291 yılında inşa edilmiştir.
5. Osmanlı Devri Eserleri:
a) Hacı bayram Cami ve Hacı bayram Velî Türbesi : Ulus semtindedir. Büyük Türk mutasavvıfı ve şairi Hacı bayram Velî adına 1427 yılında inşa edilmiştir (b.bk).
b) Yeni Cami (Ahmediye Camii): Ankara Kalesi’nin arkasında 1565 tarihinde inşa edilmiştir.
c) Zincirli Câmü : Anafartalar caddesindedir. 17. asırda inşa edilmiştir.
6.Cumhuriyet Devri Eserleri:
a) Anıtkabir : Ankara’nın güneybatısında Rasattepe’de 1953 tarihinde inşa edildi. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1953 yılında Anıtkabir’e defnedildi, (bk. Anıtkabir).
b) Zafer Anıtı: 1927 yılında Ulus meydanına dikilmiştir. Kurtuluş Savaşı kahramanlarını canlandırır.
c) Atatürk heykeli : Sıhhiye’de ordu evi karşısında dikili olup, tunçtan yapılmıştır.
d) Atatürk amtı : Atatürk asker üniforması içinde şaha kalkmış bir at üzerindedir. Etnografya müzesi önündeki anıt, 1927 yılında inşa edilmiştir.
e) Çankaya Köşkü : Atatürk’ün 1920-1932 yılları arasındaki ikametgahı. Şimdi müzedir.
f) Güvenlik anıtı: Yenişehir’de Güvenlik parkındadır.
g) Atatürk evi: Doğumunun lOO.yılı- münasebetiyle, Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin bir kopyası Orman çiftliğinde yaptırılmıştır.

Müzeler:
a) Anadolu Medeniyetleri (Hİtit-ArkeolOJİ)Müzesis Atpazarı semtindedir. Değerli tarihî eserler sergilenir.
b) Etnografya Müzesi : Atatürk tarafından kurulan ve önünde Atatürk anıtının da bulunduğu müzede Türk tarihine ait zengin kolleksiyonlar sergilenir.
c) Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi : Ulus meydanındadır. Kurtuluş savaşımıza ait eşyalar sergilenir.
Ankara’nın Gezi Yerleri : Ankaralıların boş zamanlarında şehrin gürültüsünden kurtulmak için günü birliğine gittikleri mesire yerlerinin başlıcaları şunlardır : Atatürk Orman Çiftliği, Gençlik Parkı, Çubuk 1 ve Çubuk II barajları, Bayındır Barajı, Kurt-boğazı Barajı, Soğuksu, Papazın Bağı, Keklik pınarı, Eymir ve Mogan gölleri ve Gölbaşı’dır.

Ankara Atakule

Ankara Atakule

Ankara Kızılay

Ankara Kızılay

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Anti-Spam testi:

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATININ OLUŞUMU
hosting