|
Admin
Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
|
 |
« : Ağustos 09, 2007, 09:04:39 ÖS » |
|
Selülit
Selüloit yada kısaltılmış şekli ile selülit, derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Tıptaki adı Hidrolipodistrofi`dir. İki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki, tıpta buna “portakal kabuğu görünümü” denir. Uyluğun üst kısmı, dizin ile bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir. Tüm zayıflama rejimlerine karşı dirençlidir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.
Selüloit üç elemandan oluşur: 1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku. 2-Su molekülleri ve tuz molekülleri. 3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.
Selüloit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti Selüloitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır. Selüloit, zayıf, hatta çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.
Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle Selüloite zemin hazırlar.
Soya çekim: Anne selüloitli ise çocuğunda da görülebilir. Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selüloit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani Selüloit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selüloit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.
Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik...
|