weblopedi.com | Türkü ve Şarkı Sözleri
Ocak 10, 2009, 12:20:11 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GiriÅŸ Yap Kayıt  

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cinsel BirleÅŸmeden Kaçma ne yapılmalı  (Okunma Sayısı 973 defa)
Admin
Administrator
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 17756


Üyelik Bilgileri WWW

Saglik sorunlarinizi yazin doktorlarimiz cevap versin
« : AÄŸustos 13, 2007, 04:08:02 ÖÖ »

Cinsel Birleşmeden Kaçma ne yapılmalı

Cinsel birleÅŸme, Avrupa Medeni Hukuku'nun anlayışına göre, evlilikte her iki eÅŸ açısından yükümlülüktür. Bunun kökeninde Katolik düşüncesinin evlilikte, cinsel birleÅŸmeden kaçmayı günah sayması yatmaktadır. Öte yandan İslam ve Musevi dinleri cinsel birleÅŸmenin her iki tarafın da isteÄŸiyle gerçekleÅŸmesi gerektiÄŸini söyler. Bir erkeÄŸin karısını bu konuda zorlamasını doÄŸru bulmazlar. Cinsel birleÅŸmeden uzak durmak, boÅŸanma gerekçesi olarak kullanılabilmektedir. Öte yandan son yıllarda Batı'da cinsel özgürlük savunucuları yasalardaki bu zorlayıcılıktan yakınmakta, bunun bireyin cinselliÄŸe "hayır" diyebilme özgürlüğünü çiÄŸnediÄŸini ileri sürmektedirler. Yasaların, bireyi cinsel birleÅŸmeye zorlamasının tam karşıtı olarak beliren bir baÅŸka eÄŸilim, belli zamanlarda cinselliÄŸi kısıtlayan toplum kurallarının, örf ve geleneklerin, dinsel yasaklamaların varlığıdır. İnsan toplumlarının çoÄŸunda cinsellikle ilgili tabular uygulanmaktadır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak uygulanan bu yasaklamaların temelinde cinsel birleÅŸmenin kirlilik ve bunun yanı sıra tehlike içermesi inancı yatar. Tehlike, cinsel birleÅŸmenin erkeÄŸi gücünden alıp götürmesiyle baÄŸlantılıdır.  Kuzey Amerikalı Creek kızılderilileri, cinsel birleÅŸmenin erkek üzerinde sinirleri uyarıcı bir etkisi olduÄŸuna, dolayısıyla da erkeÄŸin savaşçılığına zarar verdiÄŸine inanırlardı. BirleÅŸmeden sonra erkeÄŸin yaÅŸadığı fiziksel güçsüzlük hali, aynı zamanda kirli olmayla baÄŸdaÅŸtırılır. Bu yüzden bazı Güney Amerikalı yerlilerde olduÄŸu gibi, cinsel birleÅŸmeyi bir temizlenme töreni izler. Cinsel birleÅŸmenin erkekliÄŸi azaltacağı düşüncesi, pek çok Amerikalı kızılderili toplumunda görülmüştür. Eski Yunan'da savaÅŸtan önce bir kadınla cinsel birleÅŸmede bulunmanın erkeÄŸi korkak yapacağı düşünülürdü. Oysa bir genç erkekle birleÅŸmede bulunmak kiÅŸinin savaşçılığını azaltmazdı. İlkel toplumlarda cinsel birleÅŸmeden kaçınmanın bir baÅŸka nedeni de ölümle iliÅŸkilidir. EÅŸi ölmüş bir kimsenin pek çok toplumda
belli bir süre cinsel ilişkide bulunması doğru sayılmaz. Dulluk yasının süresi çeşitli yörelerde farklılık gösterir. Afrika' da Kongo'lar arasında dul kalmış bir kadının, eşinin ölümünden sonra yeniden evlenmek için iki yıl beklemesi gerekir. Öte yandan yine bu insanlar arasında erkek, karısını gömer gömmez evlenebilir. Cinsel birleşme yasağı bazen ölen kimsenin yakınlarına da uzanabilir. Bunun örneği Güney Amerika'daki Jivaro yerlileri arasında görülür. En aşırı örnekler yasaklanmanın tüm bir topluluğun üyelerine kadar uzanması şeklindedir. Cinsel birleşmeden kaçınma, insanın kendi kendine yarattığı tabuların dışında, içinde yaşadığı çevrenin koşulları tarafından da belirlenebilir. Avcı toplumlarda erkeğin av dönemi süresince eşinden uzak durması gerekir. Hayvancılıkla uğraşan kimselerde de uzak otlaklarda çobanlık etmek üzere eşinin yanından ayrılan erkek, benzer bir kısıtlamaya uyar. Bazen de bir boyun erkeklerinin balık avına çıkmadan ya da tarımsal etkinliklerden önce bir dönem cinsel birleşmeden uzak durdukları gözlenmiştir. Bu, sonucu belirsiz bir girişimden önceki cinsel perhizin, olumlu sonuç almaya katkısı olacağı inancına dayanmaktadır.
Yakın çağlarda kişilerin cinsel yaşamları üzerinde en çok söz sahibi olan kurum, din olmuştur. Cinsellik konusunda en büyük kısıtlamaları Hıristiyanlık dini getirmiştir. Özellikle dinin ilk yıllarında, cinselliğe karşı belirgin olan temel anlayışı, tensel isteklerin tümünün günahla özdeş olduğu yolundaydı. Evlilik, sadece üreme adına katlanılan bir durumdur. Bekaret ise en yüce erdemlerden biri sayılıyordu. İsanın yolunda giden tüm din görevlilerinin birinci ödevleri, bekaretlerini korumaktı. Bu anlayışın zamanla, değişen çağa ve insanın biyolojik gereksinimlerine ayak uydurması için belli aralarla toplanan Konsey'lerde ilk dönemlerin katı tutumunu değiştiren kararlar alındı.
Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki bu bağnazlık, ancak Rönesans sonrasında yerini daha insanca tutumlara bıraktı. Yumuşamanın ilk belirtilerinden biri, 16. yüzyıldaki
Reform hareketinden sonra cinsel suçların din mahkemelerinde deÄŸil de sivil yargı organlarında yargılanmaya baÅŸlaması oldu. Luther ayrıca evli çiftler için haftada iki kez cinsel birleÅŸmenin uygun olacağı görüşündeydi. Üstelik konunun daha çok beden saÄŸlığını ilgilendirdiÄŸini düşünüyordu. Cinsel birleÅŸmeden kaçınmak, adet görmeyle ilgili tabulara konu olmaktan baÅŸka gebelikle ilgili olarak da gündeme gelmektedir. Gebe kadın her ne kadar çoÄŸu toplumlarda cinsel bakımdan dışlanmaktaysa da boylar halinde yaÅŸayan bazı ilkel topluluklarda gebelik sırasında cinsel birleÅŸmeye izin verildiÄŸi, hatta bunun gerekli görüldüğü de olmaktadır. Güney Afrika'da yaÅŸayan Kgatla boyu, cinsel birleÅŸmenin dölütün büyümesi için çok yararlı olacağı inancındadır. Yeni Gine'li ArapeÅŸ topluluÄŸu, gebeliÄŸin ilk iki ayında sürekli cinsel birleÅŸmeyi ÅŸart koÅŸar. Ancak bu süre içinde sarfedilen çaba  sonucunda dölüt, dölyatağına iyice yerleÅŸmiÅŸ sayılır. Bu gibi örnekler arasında en aşırı olanı, gebeliÄŸin cinsel birleÅŸmeyi sıklaÅŸtırdığı durumlardır. Güney Nijerya'da yerleÅŸik bazı boylarda durum böyledir. Burada yaÅŸayan çiftler, gebelik sırasında baÅŸka zamanlarda olduÄŸundan daha sık biçimde cinsel birleÅŸmeyi doÄŸuma dek sürdürürler. Cinsel birleÅŸme yasağı, doÄŸumdan hemen sonrası için de geçerlidir. ÇoÄŸu toplumlarda yeni anne olmuÅŸ kadın kirli ve tehlikeli sayılarak yanına yaklaşılmaz. Kadının yeniden arınması için bir süre geçmelidir. Bu, bazı yerlerde çocuk bir yaşını doldurup memeden kesilene dek sürer, ya da iki üç yıla dek uzayabilir. Cinsel birleÅŸme yasağının beÅŸ altı yıl sürdüğü yerler bile vardır. Paraguay' da yaÅŸayan bazı yerliler arasında ve Kuzey Amerika'nın Pavni kızılderililerinde böyle bir gelenek saptanmıştır. Fakat bu gibi yasaklar sadece kadın için geçerlidir. DoÄŸum sonrası cinsel birleÅŸmeden kaçınmanın gelenek olduÄŸu toplumların hemen hepsi çokeÅŸlilik uygulayan, dolayısıyla erkeÄŸin baÅŸka kadınlarla cinsel birleÅŸmede bulunabildiÄŸi toplumlardır.

Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

hosting teknoloji egitim saglik saglik egitim Teknoloji gebelik kadin kadinlar saglik kaplicalar

 

lazer epilasyon sanat sanat

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!