Ercişli Emrah

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Ercişli Emrah'tan, Halk edebiyatımızın koşmadan sonra en yaygın nazım şekli olan semaî tarzında bir şiir okuduk. Ercişli Emrah, 17. yüzyılda yaşamış saz şairlerimizdendir. Bu şiirde de görüldüğü gibi hafif, canlı ve kıvrak bir üslûbu vardır. Köy çevresinde yetişen şairin şiirlerinde mahalli söyleyişler görülür. Bu şiirinde de "daşlar, anıttım, eyder, selbi" gibi mahalli söyleyişler görüyoruz.

Ercişli Emrah, genç yaşta Erciş kalesinin başı Miroğlu'nun kızı Selvihan'a âşık olarak sevgilisinin ardından İran ve Azerbaycan'ın batı kesimlerini gezmiş ve hayatı bir halk hikâyesine dönüşmüştür. Ercişli Emrah'ın hayatı ile bu şiiri arasında bir paralellik görülüyor. Şiirde hüzünlü bir coşku dikkati çekiyor. Gurbete çıkan bir kişinin başına neler geleceğini anlatıp onun acıklı durumunu tasvir ediyor. Gurbete çıkan kişinin gözüne yaşlar dolacağını söylüyor. Onu yuvasını terk eden kuşlara, sürüden ayrılan koyuna benzetiyor. Şair, duygularını çok içten, yalın ve akıcı bir dille anlatmıştır. Şiir, günümüzde de bestesiyle birlikte söylenmektedir.

Şiir, 8'li hece ölçüsüyle ve dörtlük nazım birimiyle yazılmıştır. Kafiye şeması, koşma ile aynıdır.

Üçüncü dörtlükte "selbi boyun" sözüyle şair, sevgilisinin boyunu, ince ve uzunluğu yönüyle serviye benzetiyor. Burada yalnızca benzeyen ve kgndising bGnzgtilen olduğu için te#bih-i beliğ (güzel teşbih, güzel benzetme) yapılmıştır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KELİME