FELSEFİ TEMEL

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

FELSEFİ TEMEL

Psikolojik yardım kavram ve faaliyetlerine vücut veren bir kaynakta felsefedir. Toplumun insana verdiği değer ile psikolojik yardım faaliyetleri arasında bir ilişki vardır.
Felsefe bilimlerin anasıdır. İnsanoğlu kendisini ve evreni tanımaya çalışırken bir çok gözlemlere ve akıl yürütmelere başvurmuştur. Sağlam gözlem ve deneylerden genellemelere gitmiş kanun ve kurallar çıkartmıştır. Bu suretle ana bilimler ve bilim dalları ortaya çıkmıştır. Her bilim alanı teoriler kurma aşamasında felsefi ve yargısal kararlara dayanmaktadır. Bu sebeple bilim ve felsefe arsında daima sıkı bir ilişki vardır. Felsefe bir bilim dalında o bilim dalının ulaşmaya çalışacağı uzun vadeli amaçları verir. Yani bilinenlerle bilinmeyenler arasında köprü kurar. İnsan denen varlığın davranışlarını keşfetmekle uğraşan psikoloji bilimi de aynı şekilde felsefeden doğmuştur. Aynı genel kurallara dayanarak bilinmeyenler bölgesine girip bilinenler alanını genişletmektedir. Yapacağı tahlil teşhis ve tedavi amaçları dayandığı felsefi görüşe göre bütünlük ve anlam kazanır.
Bireyci ve Toplumcu Görüş
İnsan davranışlarıyla ilgili felsefi görüşler genellikle iki grupta toplanır:
Bireye dönük yani kişiyi merkez olarak alan görüşler ve topluma dönük yani toplumu merkez olarak alan görüşler. Birinci grup görüşler daha çok bireyin kişisel mutluluğu, ahengi ve her şeyden önce kendi özüne karşı olan sorumluluğu üzerinde durur. İkinci grup görüşler ise daha çok toplumun istek ve ihtiyaçları üzerinde durur.
Birinci grup görüşler bireycidir ve demokratik hayat tarzına ait kavramlar üretir. İkinci grup görüşlerde ise toplumcu kavram ve değer hükümleri hakimdir.
İşte psikolojik yardım anlayışı, bu iki grup felsefi görüşe göre kendi amaç ve metotlarını düzenlemek durumundadır. Rehberlik ve danışma kişinin kararlar vermesine seçimler yapmasına yardım eder. Kişinin hür iradesine dayanan bu kararlar ise en çok demokratik bir düzende kendini gösterir.
Her şey toplum için olamayacağı gibi her şey birey için de olamaz. O halde rehberlik ve danışma faaliyetleri bireyin gelişip olgunlaşması ile toplumun istek ve ihtiyaçlarını en dengeli bir şekilde bağlama çabasındadır. Toplumcu görüşlerde rehberlik ve danışmanın en geniş fonksiyon alanı meslek rehberliğidir. Bunun sebebi bireyi topluma katkısı olan bir üretim unsuru olarak görmesidir.
İkinci dünya savaşında önem kazanan varoluşçu felsefe, insanla ilgili yeni bir görüş getirmektedir. Bir çok şeyin süratle değişmekte beklenmedik gelişmelerin ortaya çıkmakta ve yeni bir savaş korkusunun bireyi kuşatmakta olduğu bir dönemde bireyi bu güvensizlik ve kaygı çağından varoluşçu felsefe çıkarmaya çalışmaktadır. Tüm bu sorunlar karşısında insanın bir birey bir kişi olarak varlığını korumasına yardım eden bir felsefedir.
Rehberlik programı, kendine hizmet ettiği toplumun benimsediği temel felsefeye göre amaçlar çizmek ve çalışmak zorundadır.
Eğitim Felsefesi
Toplumun benimsediği genel felsefi kavramlara göre ortaya çıkan bir de eğitim felsefesi vardır. Psikolojik hizmetler, eğitim programının ayrılmaz bir parçası olduğuna göre bu hizmetlerin dayandığı temel de benimsenen eğitim felsefesinin dışında kalamaz.
İki ayrı eğitim felsefesi belirlenebilir:
Gelenekçi eğitim felsefesi, gelişimci eğitim felsefesi. Gelenekçi felsefe konuya dönük bir eğitim görüşüdür. Öğretilecek konular konuyu öğreneceklerden daha önde gelmektedir.
Gelişimci eğitim felsefesi ise çocuğa dönüktür. John Dewey’e göre önemli olan müfredat değil çocuğun varlığıdır. Psiko-sosyo-biyolojik bir varlık olan çocuğun öz yaşantısı onun öğrenmesinin temel dayanağıdır. Demokratik bir toplumda rehberlik ve danışma faaliyetlerinin temel taşı kişiye verilen üstün değerdir. Demokratik bir toplum bireyin yeteneklerini hem kendisi hem de toplumu için iyi ve yararlı bir şekilde geliştirmesi için imkanlarını sağlamakla kendini sorumlu görmektedir. Ancak bu suretle toplum ilerleyip gelişebilmektedir. O halde her birey kendi imkan ve sınırlarını kavrayarak kendi bütünlüğüne ulaşabileceği, “kendini gerçekleştirebileceği” bir ortamı bulmalıdır. Bir ülkenin eğitiminde ki psikolojik hizmetler programı, amaçlarını bulunduğu toplumun temel felsefesinden alır.
Rehberlik ve danışma programı, her bireyin büyüyüp gelişmesine, kendi imkan ve sınırlarına anlayıp kavramasına ve bir yurttaş olarak yetişmesine hizmet edecek gerekli fırsatları ve yardımları sağlamaya çalışır.
Özetlemek gerekirse psikoloji hizmetlerinin felsefi temelleri kısaca şöyle belirtilebilir. Rehberlik ve danışma programı için kişi üstün bir değere sahiptir ve her birey kendine has bir bütündür. Bu programın amaçları hem toplumun ideal ve ihtiyaçları hem de bireyin en iyi şekilde büyüyüp gelişmesi ortaya çıkmaktadır. Tüm bu amaçlara ulaşabilmek için felsefenin daima çaba harcadığı akılcılığı, yani bilimsel metotları kullanır. Bu çalışmalarda rehberlik ve danışma eğitimin ayrılmaz bir parçası ve onun bir tamamlayıcısıdır. Bu hizmetler yalnızca problem kişilerle uğraşmaz, her bireyin en iyi şekilde gelişmesine yardım için çalışır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
HAYIFLANMA