İLETİŞİM

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

İLETİŞİM:

İletişimin en önemli aracı konuşmaktır. Konuşma, bebeğin bilinçsel ve dil gelişimine dayanır. Bebeğin iletişimi ilkin konuşmaya hazırlıkla başlar sonra konuşulanı anlama gelir. Bebek dil olgunluğuna ulaşmadan konuşamaz.
Konuşma olgunluğuna ulaşma yaşında bireysel farklılıklar vardır. Bebek, 12.-18. aylar arasında konuşma olgunluğuna ulaşabilir. Ama bir bebeğin, doğal olarak en geç ikinci yaşının sonuna dek konuşma olgunluğuna ulaşması beklenir. Erkek bebek, kıza bakarak biraz geç konuşabilir.
Bebeğin anlamını bilerek kullandığı ilk söz 11. ay dolayında görülür. Bebeğin 1. yaştan önce çıkardığı ba-ba, da-da, de-de, ma-ma gibi ses yinemelerini çevresindekiler anlamlı sanırlar. Bebek, 9. ay dolayında, sıksık duydugu bir yada iki heceli sesleri öykünerek yineleyebilir. Ancak bu yineleme bebeğin bu sözleri anlamlı olarak kullandığını göstermez.
Bir yaşından sonra bebeklerin, yürümek için çaba göstermesi yüzünden konuşmalarında duraklama görülür. Bu duraklama geçicidir. 18-20 aylık bebekler, kullandıkları sözcük sayısını giderek arttırırlar. Bir araştırmaya göre ortalama olarak 12 aylık bebeklerin 3; 15 aylık bebeklerin 19; 18 aylık bebeklerin 22; 21 aylık bebeklerin 118; 2 yaşına varmış bebeklerinde 272 sözcüğü anlamlı olarak kullanabildikleri görülmüştür.
Çocukların konuşulanları anlamaları ve sözcükleri kullanmaları yetiştikleri ortama göre azalır çoğalır. Ayrıca birinci yaşın sonuna doğru bebeklerin ön süt dişlerinin çıkması ve katı yiyecekleri yemeye başlamaları konuşmalarına yardımcı olur.
İki yaşından önce bebeğin kullandığı tümceler tek sözcüklüdür. Bir adı yada fiilin söylenmesi onun isteğini belirtir. İki yaşına doğru tümcelerdeki sözcük sayısı 3-4 olur. Başlangıçta bazı sözcüklerin takıları ya bozuktur yada zaman takıları yoktur. Bebek, “gel” der ama “geldim”, “geleceğim” demekte zorlanır.
İki yaşından sonra çocuğun sözel etkinlikleri artmaya başlar. Çocuk, çevresinde bulunan varlıkların yalnız fiziksel durumunu değil anlamlarını anlamaya başlar. 2-4 yaş arasındaki çocuk kimi kez bir varlığa değişik anlamlar verir. Bir erkek çocuğunun, bir tahta parçasını tabanca gibi bir sopayı at gibi kullandığı; bir kız çocuğunun bebeğine canlı imiş gibi davrandığını onunla konuştuğu görülebilir. Dört yaşına doğru, çocuğun tümcelerindeki sözcük sayısı altı sekize kadar yükselir. Çocuk, sözcüklerin takılarını doğru olarak koymaya başlar. Çocuğun, giderek tümceleri söz dizimine uyar; konuşkanlığı artar; soruları daha anlamlı olur.
Üçüncü yaştan sonra çocuk, bir olayı anlatırken, imgelem gücüne dayanarak olaya eklemeler yapar. Üç altı yaş arasındaki çocuk ,görmediği bir olayı ve varlığı görmüş gibi, imgelediği ile gerçeği birbirine karıştırarak anlatılır. İmgelem gücüne dayanan öyküler yaratmak, okul öncesi çocuğunun doğal davranışıdır. Çocuk sürekli soru sorar, başlangıçta sorduğu sorunun yanıtı ile ilgilenmez; sorularının yanıtı ile ilgilenme 5-6 yaşına doğru başlar. 4 yaşına doğru çocuk bir iki üç ile az ve çok sözlerini anlamlarını bilebilir. Ezberletildiğinde de dörtten yukarı sayıları doğru olarak birer birer sayabilir.
İlk çocukluk evresinin ilk yaşlarında, çocuğun konuşmasının yönü, kendisinedir. Günlük gereksinimlerini sağlamak için başkasına yönelttiği konuşmasının dışında karşıdakinin dinleyip dinlemediği çocuğu pek ilgilendirmez. Çocuğun bu durumu, yavaş yavaş azalarak, 5-6 yaşına kadar sürer bu yaşlardan sonra, çocuğun konuşması ile başkasını etkilemeye; onun kendisini dinlemesi ile ilgilenmeye başladığı görülür. Çocuğun konuşmasının yönü kendisinden başkasına kaymaya başlar.
Kimi çocuk, dördüncü yaşı dolayında konuşma bozukluğu bozukluğu geçirir. Çocuk, konuşmak ister ama sözcüklerini bulamaz;kekelemeye benzer sesler,heceler çıkarır; dil sürçmesi,duraklama, tıkanma,takılma gibi durumlar gösterir; düşünmesi ile konuşması arasındaki eş düğümün bozuk olduğu kanısını verir. Bu durum doğaldır.bir süre sonra çocuk, bu engelini kendiliğinden aşar.
Okul öncesi basamağının sonuna gelindiğinde çevresel engeller ve sağlık sorunları olmadığında çocuklar temel eğitim programının gerektirdiği düzeyde dil gelişimlerini gerçekleştirirler. Çocuklar, temel eğitim programına gerekli olan sözcük dağarcıklarını da tamamlarlar.
( Basaran ,1998 ; ss 81.82 )
KAYNAKLAR
(BASARAN,İBRAHİM ETHEM,1998,ANKARA,GÜL YAYIN EVİ)
(ANKAY, AYDIN, 1992, ANKARA, TURHAN KİTABEVİ)
(SELÇUK, ZİYA, 1996, ANKARA, ŞAFAK MATBAACILIK)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Anı