İLK ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DİL GELİŞİMİ

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

İLK ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DİL GELİŞİMİ ( 2-6 YAŞ )

Dil bir iletişim aracıdır. İletişim daha kapsamlı bir terimdir. Hayvanlarda dil yoktur ama işaret ve hareketlerle iletişim sağlanabilir.
Her toplum, iletişim sağlamak ve kolaylaştırmak için nesnel varlıkları isimlendirmiştir.kavram realizmi temsilcileri tümel kavramları kabul ettikleri halde nominalistler bunları bir isim sayarlar. Örneğin kavram realistleri “masa” kavramını kabul ettikleri halde nominalistler, her masa diğerinden farklı olduğu için ayrı ayrı isimlendirilmesi gereğine işaret eder. Başka bir değişle tümel kavramlar yoktur; tekil kavramlar vardır. Nominalistlere göre varlıkları sınıflandırmak az çok keyife bağlıdır. Örneğin insanlarla kuşları aynı grupta (iki ayaklı) yada ayrı grupta sınıflandıra biliriz (uçma özelliği)
Her dilin bir gramer yapısı vardır. Çocuklar ana dillerini gramer yapısını bilmedikleri halde, ortalama üç yaşına doğru öğrenirler çünkü cümleleri parça parça değil bütün olarak algılarlar.
Beynin sol yarım küresinde konuşma alanı vardır.bu alanda herhangi bir örselenme olursa konuşma eylemi gerçekleşmez. Çocuklarda dil gelişimi ile birlikte bilinçsel ve hareki gelişim arasında bir ilişki vardır. Konuşma ve yürüme birbirine eş yada yakın zamanda olur (12-15 ay arası ) çocuklar öncelikle sesli harfleri kullanırlar. Temel gereksinimlerini ifade edebilmek için konuşmak zorundadırlar. Kelimeleri öğrenirken bir takım koşullanmalar olur. Böylece çocuk ayırt etmeyi öğrenir. Bazı kelimeleri duygusal yükler yüklenir.
Çocuklar ilk kelimeleri 12-15 ay arasında kullanırlar ve devamlı olarak tekrarlarlar. İlk kelimeler genellikle isimlerdir. Zamirler en sonra ortaya çıkar başlangıçta cümleleri kelimelerle ifade ederler; örneğin çocuk “su” dediği zaman, “bana su ver” demektedir. Çocuklar “ben” zamirini daha önce ve daha çok kullanmaktadır. “sen ve o” zamirlerinin kullanılışı toplumsallaşma belirtisidir. Dilin doğru bir aksamla konuşulması ergenlik çağına kadar alınan eğitime bağlıdır. Sonradan değişme olanağı güçtür.
Dil gelişiminin sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel koşullarla, cinsiyetle, zeka ile ve anne-çocuk etkileşimi ile büyük ilişkisi vardır. Üstün sosyo-ekonomik ve kültürel ortamlardaki çocuklarda dil gelişimi daha fazladır. Cinsiyet farkları bakımından dil gelişimi kızlarda, erkeklerden daha fazla, matematik yeteneği bakımdan ise daha geridir. Eşit yumurta ikizlerinde eş duyum nedeni ile, dil gelişimi diğerlerine göre daha geridir.
Çocuklarda bazı duygusal çatışmalar, korkular ve beyindeki örselenmeler nedeni ile konuşma bozuklukları meydana gelmektedir. Histerilerde psikolojik nedenlere bağlı olarak ses kısıklığı şizofrenide ise konuşma hali karakteristiktir.
Kekemelik ise daha çok psikolojik nedenlere bağlı (çocuklardaki ani ve şiddetli korkular ) olarak oluşmaktadır. Bazen çocuğun gördüğü kötü bir rüyadan sonra kekemelik meydana gelmektedir. Çoğunluğu bir süre sonra geçer. Kalıcı olanlarda ise eğer çocuk kekeme olduktan sonra ailesi üzerine fazlaca düşmüşse, çocuk bunu bilinç altı bir savunma mekanizmasıyla ailesine karşı kullanarak iyileşmeye karşı direnebilir. Bazen hafif bir elektrik şokuyla iyileşme görülebilir.
( Ankay,1992 ; ss 60.61 )
Aynı zamanda dil gelişimi öğretmenler açısından oldukça önemlidir. Çünkü, sınıflarda cereyan eden iletişimin önemli bir kısmı sözel iletişimle yani dille ilgilidir. Öğretmen ve öğrencilerin konuşması kitap okuma, tahtaya yazı yazma vs. hep dile bağlı olan şeylerdir. Diğer kısmı ise sözel olmayan iletişimdir. Jestler ve beden hareketleri, göz teması, mekanın kullanımı, yüz ifadeleri ses değişimi sözel olmayan iletişim yollarıdır. Öğretmenlerin çocuklarla sağlıklı iletişim kurabilmeleri için sınıf içerisinde olup biten sözel iletişim hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir.
( Selçuk, 1996 ; s 78 )

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Akıcılık