Osmanlıda Batılılaşma

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Osmanlı Batılaşması
Türkçenin ve aydınlarımızın geçirdiği değişim süreci içinde muasırlaşmak, garplılaşmak, asrileşmek, çağdaşlaşmak gibi konaklardan geçen Batılaşma kavramı bugün hem Batılaşma (Batı gibi olma) hem de batılılaşma şeklinde ifade edilmektedir. Batılaşma ve batılılaşma biçimine ifade edilen kavram genelde ayrı toplumsal değişme sürecinin farklı, fakat birbirlerini tamamlayan, ama arada  birbirleriyle çelişen iki ayrı sözcükle belirtilmek zorundadır. Bu iki kavram, Türkiye’nin hayatında 18. yy’dan bu yana rahatsız eder, görünmeyip hissedilen bir Demokles kılıcı gibi var. II. Meşrutiyet’ten günümüze kadar ortada dolaşıyor. Batı nedir? Avrupa diye cevap verenlerin yanında, Amerika’yı, dahası Japonya’yı da Batı uygarlığına alanlar var. 
Batı uygarlığı, Helen-Hırıstiyan bir uygarlıktır. Batı medeniyeti, farklı lisan konuşan aynı kıta ve hatta ayrı kıta üstünde farklı iklimlerde yaşayan bu grupların ortak özellikleri var. Ortak yaşanan bir tarih ve kurumlar çerçevesinde biçimlenmiş bir uygarlıktır bu… Batı uygarlığı ve Batı toplumu bir değişim toplumudur. Her toplum değişimin bilincine Batı kadar erken varmış değildir. Değişimi fark eden ve ona müdahale etmeye kalkan bir bilinçtir Batılılık. 18. yy sonlarına kadar batı Avrupa için Grek-Ortodoks Hıristiyanlığı, hiç de Hıristiyanlık değildir. Daha doğrusu Hıristiyanlık Batılılık için yeterli değildir. Bulgar bilinmiyordu, Yunanlı ile Türk pek ayırt edilemiyordu; Rus çok uzak bir insan tipiydi. İsa’nın ümmetinden olmak Batılılık, Avrupalılık için yeterli değildi.   
Batı Avrupa’nın 13. yy’da içine girdiği ekonomik değişmeyle birlikte, Pazar ilişkileri önem kazanıp, yeni bir üretim tarzı önem kazanmıştır. Önceleri ticari nitelikte olan ve sonradan kapitalizm adıyla olan bu yeni tarz 15. ve 16. yy lardaki  Rönesans hareketinin yol açtığı bilimsel devrimle de birleşerek yavaş yavaş bir sınai kapitalizm haline dönüşmeye başlamıştır. Üretim birimi başına verimliliğin artması, sermaye  yatırımlarını da çoğaltmıştır. U da ancak teknolojinin gelişmesiyle mümkün olmuştur. 16. yy’dan itibaren ulusal devletlerin ortaya çıkmaya başlamaları; Rönesans hareketinin bireyi cemaat cenderesinden kurtarması; Reformasyon hareketiyle evrensel kilise idealinin yıkılması, ekonomik gelişimlerin dayattığı coğrafi keşifler ve sömürgeleştirme hareketi Batı Avrupa’yı  tamamen başka bir evren haline getirmiştir. Avrupa hem kültürünü, hem de ekonomisini dünya ölçeğinde yayma durumundadır.
Osmanlı Devleti Rusya ile birlikte Batı’nın hemen yanında, fakat batılı olmayan iki ülkeden biridir. Osmanlı Devleti 16. yy’ın sonlarına kadar Batı’ya karşı kendini hep üstün görmüştür. 16. yy’ın sonlarından, 17. yy’ın ikinci yarısında duyulmaya başlanan bozuklukları gidermenin yolu olarak hep eskiye dönüşün uygun olacağı ortaya atılmıştır. Rusya geç batılılaştı, modernleşti deniyordu. Oysa, durum Büyük Petro ile başlamıyordu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Akıcılık