|
Admin
Moda Sitesi acildi, tiklayim
|
 |
« : Temmuz 20, 2007, 02:15:11 ÖS » |
|
HUMBARACI OCAĞI . Osmanlı Devleti'nde orduda humbara yapan ve kullanan sınıfın bağlı bulunduğu ocaktır. Kumbaracı ocağı da denilmektedir.
Merkezde bulunan kale humbaracıları tımarlı, Topçu ve Cebeci ocaklarına bağlı humabarcılara ise ulufeli denilirdi. Humbaracılık, Osmanlı Devleti'nde 16. yüzyılda Mustafa ismindaki bir topçu bölükbaşısının ilk tunç humbara dökümhanesini kurmasıyla ortaya çıkmıştır.
Humbaracı Ocağı'nın ıslahı ilk olarak 18. yüzyılda, Humbaracı Ahmed Paşa ve Sadrazam Osman Paşa'nın isteği üzerine gündeme gelmiştir. 1731'de ıslah projesi hazırlandı ve iki yıl sonra da Üsküdar'da Humbaracı Ocağı kuruldu. Böylece Bosna'dan 300 ulufeli humbaracı adayı ile çeşitli kalelerden seçilen 300 tımarlı humbaracı eğitime başlayarak humbara imalathanesi kurulması yolunda adımlar atıldı. Bir yasa ile tımarlılar 25'er kişilik gruplar halinde İstanbul'a giderek eğitim almaları sağlandı.
1783'te Sadrazam Halil Hamid Paşa humbaracılar için yeni düzenlemeler getirdi ve 1792'de çıkarılan bir nizamnameyle humabaracıların yetkileri arttırıldı. Humbaracılar, Ahmed Paşa'nın çabalarıyla ordunun en disiplinli ve düzenli sınıfı durumuna gelmişti.
Kapıkulu Ocağı'ndaki bozukluklar ve düzensizlik zamanla Humbaracı Ocağı'nı da etkilemeye başladı. 1826 yılında Vaka-i Hayriye sırasında Humbaracıların devletin tarafında olarak topçu ve cebecilere destek olmuştur. Humbaracı Ocağı, Sultan II. Mahmud zamanında Asakir-i Muhammediye'nin kurulmasıyla kaldırılmış fakat varlığını Sultan II. Abdülhamid dönemine kadar sürdürmüştür.
BaÅŸka Bir Kaynaktan:
Demir veya tunçtan dökülmüş, içi boÅŸ ve yuvarlak barut gücü ile gülle atmaya yarayan Humbara adındaki topu yapmak ve bu toplan savaÅŸta kullanmakla görevÂlendirilmiÅŸ olan asker sınıfı. Humbaracılar üç gruba ayrılırdı, a) Cebeci ocağından olanlar: Bunlar genellikle humbara yaparÂlardı, b) Topçu ocağından olanlar: Bunlar humbara atarlardı, c) Kalelerde görevli olan humbaracılar. Cebeci ve topçu ocaklarına baÄŸlı olan humbaracılar, ulûfeliydiler ve istanbuldaki kışlalarında kalırlardı. Zeamet ve tıÂmarlı olanlar ise kalelerde görev yaparÂlardı. Bunlar bazen istanbul'a bilgilerini arttırmak için gelirler ve savaÅŸ zamanı yer- lerine dönerlerdi. Zamanla bozulan bu ocağın, yeniden düzenlenmesi için SadÂrazam Topal Osman PaÅŸa, islâmiyet'i kaÂbul ederek Osmanlılar'ın hizmetine girmiÅŸ olan Kont Bonneval'ı (Humbaracı Ahmed PaÅŸa) istanbul'a çağırarak, görevlendirdi (1731). Ahmed PaÅŸa, Bosna'dan getirdiÄŸi 300 humbaracı ile kurduÄŸu yeni ocaÄŸa isÂlâmiyet'i kabul etmiÅŸ olan üç Fransız'ı da subay olarak aldı. 1734'te humbaracılann hepsi maaÅŸlı oldu. Humbaracılar bu yeni teÅŸkilât ile üç odaya (bölük ayrılmışlardı. Her odada bir odabaşı, iki nefer ellibaşı, üç nefer otuz-başı, on nefer onbaşı, bir çavuÅŸ vekilharç, tabip ve imam görevli idi. Her askerin günÂdeliÄŸi onsekiz akçeydi.
|