Şarkı Sözleri | weblopedi.com
Temmuz 24, 2008, 10:13:48 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 ... 1199
1  Sağlık / Hastalıklar / Kuduz : Temmuz 21, 2008, 11:30:31 ÖS
KUDUZ
Tehlikeli bir virüs hastalığıdır. İnsana kuduz bir başka insan veya hayvanın ısır­masıyla bulaşır. Bulaşan virüsün vücut­ta üreyebilmesi için beyin dokusuna ulaş­ması gerekir. Virüsün ışınlan yerden be­yin dokusuna ulaşması gerekir Virüsün ışınlan yerden beyin dokusuna ulaşınca­ya kadar geçen zamana "kuluçka devri" denir. Bu nedenle kuduzda kuluçka dev­ri ışınlan yerin beyine uzaklığına bağlıdır. Bu devir 20-60 gün arasında sürebilir. Kuduz şüpheli bir temas durumunda kalan kişiyi hemen başlamak üzere bu ku­luçka döneminde aşılamak gerekir. İlk aşı L.Pasteur tarafından bulunmuştur. Günü­müzde bu aşıların cinsleri çoğalmıştır. İlk dönemlerde oldukça yan etkilere sahip olan canlı aşılar yerine günümüzde olduk­ça risksiz aşılar elde edilmiştir. Kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ışı­nlan kişilerin aşıdan önce alacağı bazı ön­lemler de vardır. Işınlan kişi öncelikle ışı­nlan bölgeyi çok iyi yıkamalıdır. Sabun ve sıcak su en idealidir. Bunlar bulunmadı­ğı takdirde varsa kola, kahve dahi yıka­mada kullanılır. Yıkamadan sonra üzeri­ne bir dezenfektan sürülürse çok iyi olur. Fakat bütün bunlar yapıldı diye kesinlik­le aşıdan kaçınılmamalıdır. Yapılacak bir başka işlem de mümkün­se ısıran hayvanın yakalanarak gözetim altına alınmasıdır. Çünkü her ısıran hay­van kuduz olmayabilir. Bunun teşhisi te­davinin boş.yere yapılmaması için gerek­lidir. Eğer hayvan kuduzsa bir hafta için­de ölür. Değilse ve aç bırakılmayacak şe­kilde bakılan bir hayvan ölmeyecektir. Bu durumda ışınlan kişi için hem tedavi ke­silir, hem de boş korkular bitecektir. Bunlar yapılmayan bir kişide kudurma­nın en belirgin özellikleri havadan ve su­dan korkmadır. Hasta küçük bir hava akı­mından büyük korku duyar. Bu iki belirti de sinirsel kökenlidir ve hastada öldürü­cü bir boğulma, soluk tıkanması duygu­sunu uyandırır. Bundan başka hastada. ağrılar, karıncalanmalar ve kaşıntılar meydana gelir. Bu aşamadan sonra hastada frenlemeyen ruhsal ve sinirsel çalkantı­lar göze çarpar. Işıktan gözleri kamaşır," kokulara ve dokunmalara karşı hassas hale gelir. Soluk sayısı artar, ateş yükse­lir. Felç ortaya çıkar.
2  Biyoloji / Biyoloji Konu Anlatımı / Kromozom : Temmuz 21, 2008, 11:28:43 ÖS
KROMOZOM :
Bir canlının her hücresinin çekirdeği içinde bulunan ve hücrenin bölünmesi sı­rasında belirli hale geçen gen adı verilen kalıtım maddelerini taşıyan,muhtelif şekilli yapılardır. Alyuvarlarda yoktur. İyi bo­ya tutar. Kimyasal yapısı protein ve DNA (Deoksiribonükleikasit)dır. Her hücrede değişmez bir kromozom sayısı vardır. Bunların yarısı bireyin anasından, yarısı babasından gelir. Ana ve babadan gelen kromozomlar çift olarak bulunur (Bakte­ri gibi çekirdeği olmayan bazı basit yapı­lı canlılarda sitoplazma içinde tek bir kro­mozom vardır). Bir çiftin iki parçasına ho­molog kromozomlar denir. Hem biçim hem de büyüklük bakımından aynı olan homolog kromozomlar, her iki eşeyin hüc­relerinde aynen bulunurlar. Bütün bu çift­lere otozomlar denir. Bir çift kromozom ise farklılık gösterir. Bu kromozomlara eşey kromozomları adı verilir. Memelile­rin ve böceklerin eşey kromozomu, kan­calı olan (y) kromozomu adını alır. Dişi­lerde (xx), erkeklerde (xy) kromozomu var­dır.
3  Kimya / Kimya / Krom : Temmuz 21, 2008, 11:26:58 ÖS
KROM:
Sembolü Cr, atom numarası 24, atom ağırlığı 52, yoğunluğu 7,19 grfcm3,ergime noktası 1875°Ç, kaynama noktası 2655°C'dır. Bileşiklerinde +2, +3, +6 değerliğini alır. Periyodik sistemin VIB gru­bunda, molibden, volfram gibi ağır metal­lerle beraber bulunur. En önemli filizi kromittir. Kromit az miktarda demir oksitle ka­rışmış bir krom oksittir. Kromit yurdumuz­da ilk defa 1848 yılında Bursa'nın Harman­cık bölgesinde bulunmuş ve işletmeye başlanmıştır. Krom, sert, gevrek ve par­lak bir metaldir. Havada değişikliğe uğra­maz. Sudan etkilenerek oksitlenmez. Bun­dan dolayı yüzeyi uzun süre parlaklığını ko­rur. Bu nedenle, havadan etkilenen birçok metalin yüzeyi kromla kaplanarak (kromaj) havanın etkisiyle paslanmaları önlenir. Ay­rıca, parlak güzel bir görünüş almaları sağlanır. Otomobillerde gümüş gibi parla­yan metal kısımların hepsi krom kaplama­dır. Koltuk, masa vb. birçok metafeşya da ya nikel, ya da krom kaplamadır. Kromun, kromat ve bikromat bileşikleri kuvvetli yük-seltgendir. Bu nedenle yükseltgen olarak, diğer bazı tuzları, boyacılıkta, mordan ola­rak kullanılır.
4  Felsefe Ders Notları Felsefe Konu Anlatımı / Felsefe Konuları / Kritias : Temmuz 21, 2008, 11:25:35 ÖS
Kritias:
Sofist bir filozoftur. Sofistlerin genel gö­rüşlerine bağlı kalmış olup din hakkında­ki görüşleriyle sofistik felsefenin savunucusu olmuştur.
Kritias, tanrıların (politehist) tamamıy­la keyfi olan, politik hesaplarla bulunmuş birtakım kuruntulardan başka bir şey ol­madığını savunmuştur.
5  Edebiyat, Türkçe / Biyografi / Kristof Kolomb : Temmuz 21, 2008, 11:24:17 ÖS
Kristof Kolomb:
Kristof Kolomb 1451-1506 tarihleri arasında yaşamış Amerika'nın kâşifi. Tarihin en büyük deniz­cilerinden biridir. Cenova'da doğdu. Baba­sı dokumacıydı.  Kristof Kolomb Pavia Üniversitesi'ne girmiş, burada astronomi, geo­metri, kozmografya okumuştur. Kristof Kolomb Cenova'dayken 19-20 yaşlan arasında ilk defa denize çıkmaya başlamıştır. Ege Denizi'ne, bir iki seyahat yapmıştır. Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmış, hep Batı'ya doğru gidilirse Asya: ya ulaşılacağını ileri sürmüştür. Kristof Kolomb, devamlı araştırmaları, görmüş geçirmiş denizcilerle devamlı te­masları sonunda, büyük Batı yolculuğuna. çıkmaya karar verdi. 1492 yılının nisan ayında bu sefere çı­kabilmek için ispanya Sarayı ile anlaşma imzaladı. "Santa Maria", "Pinta", "Nina" adlarında üç gemi ile 3 Ağustos 1492'de yola çıktı. 13 Ekim'de kendisinin Hindistan adaları saydığı Bahama Adaları'na ayak bastı. Bu ilk seferinde Rum Çay, Long Island, Crocked Island, Küba ve Haiti adalarını keşfetti. 4 Ocak 1493'de dönüş yolculuğuna çık­tı. İspanya'da muzaffer bir komutan gibi karşılandı. Bundan sonra Kristof Kolomb'un Amerika seferi daha oldu. Dördüncü Ame­rika seferinin dönüşünde hastalandı ve 1506N yılında öldü
6  Kimya / Kimya / Kristal ve Kristalleşme : Temmuz 21, 2008, 11:19:47 ÖS
KRİSTAL VE KRİSTALLEŞME

Kristal, bazı cisimlerin geometrik şekil­ler halinde katılaşmış halidir. Bu geomet­rik şekiller, düzlemlerin belli açılarla bir­birini kesmesiyle oluşur. Kristaller halin­de katılaşan bir cisimde, birbirine benze­yen birçok parça vardır. Bu parçalardan her birine kristal, bu şekilde katılaşmaya da kristalleşme denir. Her maddenin ken­dine özgü bir kristal şekli vardır. Örneğin yemek tuzunun kristalleri küp, şapınkiler ise 8 yüzeyli piramit şeklindedir. Bir mad­deyi kristalleştirmek için bazı usuller var­dır. Bu usullerden birincisi, kristalleşecek maddenin sıcakta doymuş eriyiğinin ha­zırlanarak bu doymuş eriyiğin soğutulmasıdır. Kristalleşmenin ikinci yolu süblimleş­tirmedir. Süblimleştirme, ergimeden bu­harlaşabilen herhangi bir katı maddenin buharlarının soğuk bir yüzeye çarptırılarak o yüzey üzerinde kristalleşmesidir. Bazı kristallerin; elmas, kükürt, kuvars vb. kris­tallerin yapılarında olduğu gibi, su yoktur. Bir çoklarında ise, örneğin, şap, soda, göz­taşı, alçı kristallerinde olduğu gibi içerisin­de su vardır. Bu suya, kristal suyu denir. Kristal suyu olan bir maddenin kimyasal formülü yazılırken, yapısında kaç molekül kristal suyu varsa, asıl formülün önüne vir­gül işaretinden sonra yazılır. Örneğin ça­maşır sodası Na2CO3 10H20'dır. 10 H2 0 bu maddede 10 molekül kristal şüyu oldu­ğunu gösterir.   
7  Sınavlar / Nedir / KREŞENDO : Temmuz 21, 2008, 11:18:03 ÖS
KREŞENDO
Seslerin gittikçe kuvvetleneceğini gös­teren nüans işareti.
8  Dersler / Lidyalılar / Kral Yolu : Temmuz 21, 2008, 11:17:04 ÖS
Kral Yolu :
Lidya Kralı Giges tarafından yaptırıl­mıştır. Kral yolu, Efes kentinden başlayıp Sard, Gordiyon, Ankara, Ptaria, Zela, Ko­mana, Sivas, Malatya, Harput, Diyarbakır, Ninova, Erbil, Babil, Zohap ve Sus'ta so­na eriyordu. Doğu'da Asur, Batı'da iyonya arasında ticaretin sağlanması bu yolla olmuştur.
9  Sınavlar / Nedir / Köy : Temmuz 21, 2008, 11:15:36 ÖS
KÖY
Toprağa yerleşen toplumların en küçük yerleşim birimidir. Tarımsal ekonomi açı­sından en ilkel birimdir. Köyde yaşayan kimselere köylü denir. Feodal yapı içeri­sinde senyöre bağlı bir sınıftır. Senyörün toprağını vergi karşılığı işler, Osmanlı top­lumunda reaya adını alır. Batıdan farklı özelliklere sahiptir. Toprağı işlemek şar­tıyla toprağın sahibidir. Toprağı üç yıl üst üste işlemezse toprağı elinden alınırdı, ilerlemiş toplumlarda da bir sınıf özelliği olarak varlığını sürdürür. Genellikle sos­yal baskının fazla olduğu yerleşim alan­larıdır. Dışarıya sattığı ve dışarıdan aldı­ğı üretim malları sınırlıdır. Sosyal yaşam­da âdet-törelerin baskısı fazladır. Küçük birim olması, genellikle birbirleriyle akraba olmaları sosyal baskıyı artırır. Şehir­lerde görülen gelişmeler köylerde daha uzun vadeli olarak gerçekleşir. Ekonomi­leri tarımcılığa ve hayvancılığa dayanır.
10  Edebiyat, Türkçe / Biyografi / Köstebek : Temmuz 21, 2008, 11:13:55 ÖS
KÖSTEBEK
Köstebekgiller familyasından yeraltı yumrusu yiyen bir memeli türü. 5 alt tü­rü ile Avrupa ve Asya'da yaşar. Uzunluk 14-16 cm., kuyruk 2, 5-3, 3 cm. omuz yük­sekliği 5 cm.dir. Postu ince ve kadifemsi, çoğunlukla siyah, bazen kahverengimsi ya da gri ya da mavimsi tonludur. Af­yon tanesi büyüklüğünde posta gömülü gözleri yüzünden genellikle kör sanılır. Kepçesiz küçük kulakları ve pembemsi et rengi burun ucu vardır. Yeraltındaki yu­vasının ve gidiş yollarının kazılmış topra­ğını toprak üstünde bir tümsek halinde te­per. Yuvalafı yeraltında birbirine geçitlerle bağlıdır. Soğukta toprak altına çekilir ama, kış uykusuna yatmaz.
11  Savaşlar ve Barışlar / Savaşlar ve Barışlar / Kösedağ Savaşı : Temmuz 21, 2008, 11:09:22 ÖS
KÖSEDAĞ SAVAŞI:
3 Temmuz 1243 yılında Anadolu Sel­çuklu Devleti ile Moğollar arasında bugün­kü Zara ile Suşehri arasındaki Kösedağ eteklerinde.yapılmış bir savaştır. Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Gıyapoddin Keyhüsrev, babası I. Alaattin Keykubad'a hiç benzemiyordu. Kötü huyluy­du, devlet işlerinden anlamıyordu. Yer yer karışıklıkların çıkması ile devlet zayıflama­ya başladı. Baba ishak adında bir Türkrnen dervişi Doğu Anadolu'da isyan çıkardı. Âsi­lerin şehirleri yağma etmeye başlamasın­dan faydalanmak isteyen Moğollar da Ana­dolu üzerine yürüdüler. A. Selçuklu ordusu ile Moğol ordusunun yaptığı bu meydan savaşını Moğollar ka­zandılar. Bu savaştan sonra Anadolu Moğollar'ın eline geçmiş oldu. Moğollar'la ba­rış yapıldı. Buna göre; Anadolu Selçuklu­ları Moğol egemenliğini kabul ettiler ve Moğollar'a vergi vermeye başladılar.
 
12  Dersler / Osmanlı Devletinin Gerileme Dönemi / Köprülüler Devri : Temmuz 21, 2008, 10:54:06 ÖS
Köprülüler Devri :
Osmanlı Devleti'nde görev almış vezir ailesi. Köprülüler devri, Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazam olmasıyla başlar. Köp­rülü Mehmed Paşa, Osmanlı tarihinde hiçbir sadrazamın padişahtan istemeye ce­saret edemediği yetkileri istemiştir. Bu yet­kiler, yaptıklarına asla karışılmaması, hak­kında yapılan şikâyetlere önem verilme­mesi, devlet memuriyetlerinde yapacağı tayinlere ve azillere karışılmamasıydı. Sal­tanat naibesi Turhan Valide Sultan, Meh­med Paşa'nın bütün bu isteklerini kabul et­ti ve 15 Eylül 1656'da 78 yaşındaki Meh­med Paşa'ya mühr-i hümâyun verildi. Bu şekilde II. Viyana kuşatmasına kadar 27 yıl devam eden Köprülüler devri başlamış oldu. Köprülü Mehmed Paşa devrinde Ve-nedikliler'le savaşıldı ve başarı kazanıldı. 1658'de Erdel'e düzenlenen seferin serdar-ı ekremi oldu ve bu eyaletteki ayak­lanmayı bastırdı. Yine aynı yıl içinde Ana­dolu'daki Celalîler üzerine yürüdü ve ayak­lanmayı önledi. Almanya, Fransa ve Hin­distan'la iyi ilişkiler kuruldu. Köprülü Meh­med Paşa, 30 Ekim 1661'de ölmüştür. Bi­rinci vezirlere sadrazam denmesi Köprü­lü Mehmed Paşa zamanında başlamıştır. Köprülü Mehmed Paşa ölürken yerine oğlunun getirilmesini vasiyet etmiş ve oğlu Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa'nın sada­retinde Almanya'ya savaş ilan edilmiş (1663), Uyvar Kalesi de fethedilmiştir. 1664'de Vaşvar Antlaşması imzalandı. Kandiye Kalesi alındı ve Venediklilerle barış imzalandı. Fazıl Ahmed Paşa 1672'de de Kamaniçe Kalesi'ni fethetmiştir. 1676'da Fazıl Ahmed Paşa ölmüştür. Os­manlı Sadareti'ndeki III. Köprülü, Köprü­lüzade Fazıl Ahmed Paşa'nın kardeşi Fa­zıl Mustafa Paşa'dır. Fazıl Mustafa Paşa 25 Ekim 1689'da sadarete getirilmiştir. II. Sü­leyman, Mustafa Paşa'ya da geniş yetki­ler vermiştir. Bunun üzerine ülkede büyük bir malî ıslahat yapılmış, 1690'da Belgrad fethedilmiştir. Mustafa Paşa, 16 Ağustos 1691'de Salankamen Meydan Muharebesi'nde şehit olmuştur. Osmanlı sadaretindeki IV. KöprülüKöprülüzâde Damad Nûman Paşa'dır. Nûman Paşa, 16 Mayıs 1710'da sadarete getiril­miştir. Sadareti 3 ay 3 gün sürmüştür. Sad­razamlıktan istifa ettikten sonra birçok gö­revlerde bulunmuş ve 1719 yılında ölmüş­tür. V. Köprülü, Köprülüzade Abdullah Pa­şa'dır. Abdullah Paşa, 1701'de vezir olmuş, 1703'de sadaret kaymakamlığına getiril­miştir, iran seferinde başkumandan iken şehit düşmüştür. VI. Köprülü, Köprülüza­de Esad Paşa'dır. Esad Paşa, Fazıl Mus­tafa Paşa'nın küçük oğludur. Esad Paşa 1717'de vezir olmuş, 1726'da ölmüştür.
Köprülüler Osmanlı Devleti yönetimin­de çığır açmıştır. Köprülüler zamanında padişahlar, sadrazamlara tanımadıkları hakları Köprülüler'e tanımışlar ve bu sa­yede diledikleri işi yapabilen Köprülüler, devletin malî, idarî birçok kurumunu dü­zene koymuşlardır.
13  Edebiyat, Türkçe / Biyografi / MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ : Temmuz 21, 2008, 10:49:43 ÖS
MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ:
20. yüzyıl edebiyat tarihçisi, hukuk öğ­renimini yarıda bırakarak edebiyat, tarih, toplumbilim alanlarında çalıştı. Öğretmen­lik, öğretim üyeliği, milletvekilliği görevle­rinde bulundu. Edebiyata, Fecr-i Âti topluluğunda şair olarak başlayan Fuad Köprülü, bilimsel ça­lışmalarıyla Türk edebiyatı tarihine önemli katkılarda bulundu. 1924'te Türkiyat Enstitüsü'nü kurdu. Millî Tetebbûlar Mecmua­sı, Türkiyat Mecmuası,Türk Hukuk ve iktisat Tarihi Mecmuası, Ülkü gibi dergileri yönetti, islam Ansiklopedisine 70'ten faz­la madde, dergilerde kalan yüzlerce yazı­sıyla kültürümüze büyük hizmetler verdi. Önemli eserleri: Türk Edebiyatı Tarihi I (1920-21), Türk Edebiyatında ilk Mutasav- vıflar (1919), Türkiye Tarihi (1923), Azeri Edebiyatına Ait Tedkikler (1926), Divan Edebiyatı Ansiklopedisi (1932-1934), Türk Saz Şairleri (5. cilt), Edebiyat Araştırmala­rı (1966).
14  Edebiyat, Türkçe / Biyografi / KÖPEK TENYASI : Temmuz 21, 2008, 10:46:40 ÖS
KÖPEK TENYASI
Parazit yaşayan yassı bir kurttur. Esas adları Ekonokokus'tur. Ergin halini köpek­te geçirir. Ama konağı genellikle koyun­lar, zaman zaman insanlardır. Diğer ten­ya türlerinin boyları çokkısadır. Yaklaşık 3-5 mm. kadardırlar. Köpeklerin dışkıla­rıyla yumurtaları dışarıya atılır. Dışkı bulaşmış tüylerin okşanması sonucu insa­na bulaşabilir. Bu yolla bağırsağa geçen yumurta burada açılır. Bağırsaktan kara­ciğere, oradan kan dolaşımına geçer. Bu yolla akciğere, kalbe, beyne yerleşebilir. Kendisi küçük olmasına karşılık başta karaciğer olmak üzere sayılan organlarda çok büyük kitleler meydana getirebilir. Ço­ğunlukla ameliyatla dışarı çıkarılması ge­rekir.
15  Edebiyat, Türkçe / Biyografi / KÖPEKLER : Temmuz 21, 2008, 10:44:56 ÖS
KÖPEKLER:
Önceleri kurt oldukları sanılan bu hay­vanlar, 12 bin yıldan beri insanların yanın­da yaşamaktadırlar. Hatta insan otorite­sini kabul eden ilk hayvanlardan biridir. Eldeki bulgular M.Ö. 10.000 yılında insa­nın köpeği evcilleştirdiğini ortaya koyuyor. Bu ilk evcil köpek, Avrupa kurdunun so­yundan gelmedir. İnsanoğlu, Avrupa ve Asya kurdunu çeşitli biçimlerde çiftleştirerek günümüzde 145 köpek türü üretme­yi başarmıştır. Toplam olaraksa 400 kö­pek türü vardır. Koku alma ve işitme du­yusu çok gelişkin olan bu hayvanlar bir seferde 16 yavru doğururlar (Foks Teriyerse 23 yavru doğurur). Işıkla gölgeyi, si­yahla beyazı ayıran köpek gözü,renkleri ayıramaz.Köpeklerin bir başka ilginç özel­likleri de utanmalarıdır. Tüyleri fazla kırpı­lan bazı köpekler, utançtan günlerce sak­lanırlar. Köpekler: Görev köpekleri (Mastiff, iri Danimarkalı, Pirene çoban köpe­ği, Saint Bernard köpeği, yerli çoban kö­pekleri, Doberman Pinsdea, Alman kurt köpeği, Bokser Bulldog, Boston Teriyeri); spor köpekleri (ingiliz setteri, Colli Retriver, İngiliz spaniel); kara av köpekleri (Af­gan tazısı, İrlanda kurt tazısı, Rus kurt ta­zısı borzgi, Gazel tazısı, Tilki tazısı, Harrier, Basset); Terrierler süs ve salon kö­pekleri (Kaniş, Grizzon, İtalyan tazısı, Apso, Kelebek köpeği, Malta köpeği, Panuranya, Pekin köpeği) diye gruplandırılırlar. Ülkemizde de Anadolu çoban köpeği ve Kangal köpeği oldukça ünlüdür.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 ... 1199
hosting Edebiyat Yemek Tarifleri Edebiyat saglik saglik Bilim Teknik Teknoloji Teknoloji hastaliklar hastalik Cinsel Sorunlar gebelik hamilelik kpss anaokulu okuloncesi

 

S   0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 

51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 

101 102 102 103 104 105 106 107 108 109 110

 

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.15 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu