Tanzimat Şiirinin Dil ve Anlatım Yönü

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Tanzimat şiirinin genel yapısını tam olarak anlayabilmek için onun dil ve anlatım özelliklerini de değerlendirmek, üslup değişmelerinden de söz etmek gerekir. Tanzimat edebiyatı sanatçıları şiirin dili ve anlatımında da önemli değişiklikler yapmışlardır.  Üslup konusunda, eski şiir geleneğinin hayale dayalı "mazmunlarına karşılık, düşünceleri yalın deyişlerle, sade ve açık dizelerle okuyucuya iletme kaygısı içine girmişlerdir. Özellikle Şinasi. 186O'lı yıllarda Fransız şairlerinden yaptığı şiir tercümelerinde yeni bir dil ve yeni bir anlatım arayışına girmiştir. Bu çevirilerden kısa bir örnek okuyalım: Lamartine'den (Bütün âlem uykuda iken ne zaman bir rüzgâr estiğini duysam, o anda sanırım kulağıma gizli birtakım sözler fısıldarsın.) Şinasi, düşüncelerini "safi Türkçe", yani yalın söyleyiş ile anlatabilme amacıyla şiir sanatında kuruluğa düşme tehlikesini göze almıştır. Onun amacı sadece Türkçe şiirler yazmak değil, aynı zamanda kolay anlaşılır bir nazım anlayışı oluşturmaktır. Bu tutum, duyan sanatçıdan çok, düşünen sanatçının üslup yapısını vermektedir. Şinasi'nin Batı'dan çeviri yaptığı manzumeleri, dil bakımından Divan şiirinden ayrılan kendi şiir denemeleri takip etti.

Aslında Şinasi'nin Türk şiiri üzerindeki yenileştirme çabası, Fransa'dan dönüşü ile başlamıştır. Fransa'ya gitmeden önce Reşit Paşa'ya yazdığı bir kaside ile dönüşünden sonra yine onun için yazdığı üç kaside arasında şekil ve tema yönünden olduğu gibi dil ve üslup bakımından da önemli farklılıklar vardır. Bu farklılıklar onun Fransa yıllarında ne kadar değiştiğini açıkça gösterir. Şinasi, bu kasidelerde eski kasidelerin hayal ve mazmunları ile mübalağalarını bırakarak, övmede kalıplaşmış özelliklere değil, övülenin kişiliğini öne çıkaran gerçek özelliklere yer vermiştir. Ayrıca bu kasidelerde gereksiz hayal unsurlarından kaçınarak, genellikle doğrudan doğruya düşüncenin ifadesine yarayacak olan basit ve oldukça açık bir üslup ve ona uygun bir dil kullanmıştır.

Ziya Pasa, eski şiir kültürüyle yetişen ve bu kültürü çok iyi bilen bir şairdir. Buna rağmen birçok gazel ve şarkısında, dil ve söyleyiş bakımından eski şiirden ayrılmıştır. Şiirlerinin üslubunu yeni değerlerle süsleme yoluna gitmiş ve bunu da büyük ölçüde başarmıştır. Onun şiir üslubunu renklendiren en önemli özelliği, hiciv tarzına yatkınlığıdır. "Terkib-i Bent" gibi en ciddi şiirlerinde bile bu üslup tarzını bırakmayan şair, felsefî meseleleri bu üslup inceliği içinde yumuşatma becerisini gösterebilmiştir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
ÖZLÜLÜK ( YOĞUNLUK )