UNUTULMUŞ BİR KARŞI TEPKİ SERA ETKİSİNİ KESİYOR

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Frankfurt Üniversitesi'nden Gundolf Kohlmaier ta­rafından yapılan yeni bir analize göre, topraktan açığa çıkan karbondioksitteki artış, sera etkisi yüzün­den, dünyanın ısınmasını hızlandırabiliyor. Kohlma-ier'in uyarısı, ormanların ve orman topraklarının ha­vanın ısınmasına göstereceği tepkinin, sera etkisi sü­recinde, daha önceki iklim modellerine uymayan, farklı şekillerde ortaya çıkabileceği yönünde. Kohl­maier çalışmalarını, Kasım (1988) ayında Hamburg'­da, "iklim ve Gelişme" konulu bir konferansta sunmuştu.
Çok büyük bir olasılıkla, 2030 yılına kadar, at­mosferdeki gazların -özellikle karbondioksitin- kon­santrasyonu, sanayi-öncesi durumun iki katına çıka­cak, iklim modellerinin hemen hepsinin tahmini, sı­caklık artışının atmosferde 4°C, kutuplarda 10°C'ye kadar çıkacağı yolunda. Ancak, yeni modellerin göz­den kaçırdığı iki nokta var. Birincisi, ısınmaya gös­terilen tepki ve okyanuslar üzerindeki havanın de­ğişen kimyasal özellikleri. Okyanuslar ve içindeki or­ganizmalar, halen havaya verilmekte olan karbon­dioksitin yaklaşık yarısını emiyor, ikinci faktör ise, ka­radaki bitkilerin ve toprağın tepkisi.
Okyanuslar ve kara bitkileri, karbonun başlıca kay­nağı ve biriktiği yerlerdir. Bunların, üstlerindeki de­ğişen atmosfere tepkisi, zincirleme olarak, ya bozucu pozitif geribesleme (devastating positive feedback), ya da koruyucu negatif geribesleme (stabilising ne-gative feedback) şeklinde olacaktır. Ancak, tepkile­rin hangi yönde olacağı belirsizdir. Son iki yüzyıl içinde -çoğunlukla ılımlı bölgeler­deki- orman yıkımının sera etkisine katkısı, neredey­se fosil yakıtlarınki kadar olmuştur. Ancak, tropik orman yıkımı ve yeniden oluşumu üzerine elde yeterli bilgi olmadığı için, ormanlar ile atmosfer arasındaki karbondioksit alış verişi hakkın­da da kimse emin konuşamıyor. Birçok gelişmiş ül­kedeki hızlı ağaç dikimi göz önüne alındığında, son tahminler, açığa çıkan karbon miktarının, yılda 1 mil­yar ton olabileceğini gösteriyor. Bu miktar, fosil-yakıtların yakılması ile açığa çıkan karbonun 1/5'idir. Tropik ormanlardan açığa çıkan karbonun yak­laşık dörtte biri, her yıl Amazon ormanlarında çıkan yangınlar örneğindeki gibi, ağaçların ölümüyle olu­yor. Kohlmaier, çoraklaşmanın, sera etkisini yoğun­laştırmaya devam edeceği konusunda uyarıda bu­lunuyor. Ancak bunun (çoraklaşmanın) gezegenin sera etkisini bastırmak için sahip olduğu en etkili mekanizmayı zayıflatan, daha sinsi bir sonucu da olabilir.
Optimistler, canlı organizmaların, çevrelerindeki istenmeyen değişiklikleri stabilize etmenin bir yolu­nu bulacağına inanıyorlar. Onlara göre, atmosferdeki fazla karbondioksit, zaman zaman bitkileri "gübrele­yerek" daha hızlı büyümelerini sağlayacak ve böy­lece atmosferden daha da fazla karbondioksit emilecek. Kanada ve Tasmanya gibi iki farklı bölgede, ağaç gövdelerinde yapılan ölçümler, bunun şimdi bi­le gerçekleşmekte olduğunu destekler durumda. Bu gübreleme etkisi, son zamanlarda atmosferde, yaz ve kış aylarında karbondioksit seviyesinde gözlenen farklılıktaki artıştan kaynaklanıyor olabilir. Ormanlar, yaz aylarında daha fazla karbondioksit çekerek, daha etkin ve daha derin nefes alıp veriyor. Kohlmaier, "Kendiliğinden oluşan yeşil örtünün çoraklaşmayla yok olma durumu, bu koruyucu ne­gatif geribeslemeyi değiştirebilir, ya da durdurabilir" diyerek uyarıyor. Çözümlerden biri, ağaç dikmek ola­bilir. Daha çok ağaç, hem daha fazla karbondioksit emecek, hem de ısıyı stabilize etmek için, bu nega­tif geribeslemedeki potansiyeli artıracak. Kohlmaier'in tahminlerine göre, Amazon hav­zasındaki bütün ormanlar yok edilecek olsaydı, bu­radan 73 milyar ton karbon açığa çıkacaktı; ancak, olabilecek bir gübreleme etkisinin sonucu olarak ha­vadan fazladan karbondioksit emilme de mümkün olsa dahi, bu, 133 milyar tonluk bir açık oluşturacaktı. Dünyadaki bütün tropik ormanların yok edilmesi ise, 300 milyar ton daha fazla karbondioksitin havaya ka­rışması anlamına geliyor. Gübreleme etkisinin olabilecek gücüne bütün araştırmacılar katılmıyor. Onlar, ağaçların karbon ya­nında, nitrojen ve su gibi diğer besleyicilere de ge­reksinimi olduğuna işaret ediyor. Bazı iklim modellerinin verdiği tahminlere göre birtakım çöller, dün­ya ısındıkça, tropik orman alanlarını küçülterek ya­yılacaklar. Yukon bölgesi, 50 yıl içinde, bugünkü tahıl bölgesi­nin kalbi olan Alberta'nın iklimine sahip olabilir. Ayrıca, gelecek onyıllarda, bir ormanın yeni alanlara yayılmasının yavaş olması ve bu yayılma hı­zının, iklim değişikliklerinin oldukça gerisinde kalma­sı bekleniyor. Çok sıcak ya da çok kuru iklimi olan yerlerde, ağaçların yıkımı çok daha hızlı olacak. Or­manlar, sıcak ve kuru 1983 yazında, 4 milyar ton kar­bon açığa çıkarmış, dünyanın büyük bir bölümünü etkilemişti. Massachusetts, VVoods Hole Araştırma Merkezi müdürü George woodvvell, bu tür bir yıkım için şöyle diyor: "iklim değiştikçe çıkıp kendini gös­teren yıkımlara bir örnek bu sadece".
VVoodvvell, dünya çapında bir ısınmanın sonu­cunda ölebilecek ağaçların bırakacağı karbonun, kar­bondioksitin bütün gübreleme etkisini yok edeceği­ne inanıyor.
Kohlmaier'i düşündüren başka bir şey daha var. Bu, toprakla, özellikle de ısı değişimlerine çok du­yarlı olduğunu söylediği humusla ilgili. Topraktan açı­ğa çıkan karbonun ortaya çıkaracağı olabilecek ısı değişikliklerini hesaplamak için, karbon ile toprak, otlar ve hava arasındaki değişimi modelleyerek kul­lanan Kohlmaier, Hamburg'daki konferansta sundu­ğu raporunda2°C'lik bir sıcaklık artışının, 224 İlâ383 milyar ton arasında bir karbon miktarını açığa çıka­racağını belirtti. Bu hesaplara göre4°C'lik bir artış, bu miktarı 600 milyar tona çıkarabilecek-ki bu mik­tar, fosil- yakıtların, bugünkü oranla yüzyıl yakılma­sından çıkacak olan karbondan fazladır- bir role sa­hiptir.
Etkinin en önemli olacağı yer, sıcaklık değişim­lerinin en fazla olduğu boreal ormanlarda olacaktır. NevvScientist dençev.: Bülent KÜÇÜKBİLGİLİ 
 Ancak, en büyük belirsizlik, Kuzey Amerika, Av­rupa ve Sibirya'da, 6 milyon km2'lik bir alanı kapla­yan, çok büyük kuzey ormanları (boreal ormanları diye bilinir) üzerinde. Bu bölgeler, gelecek onyıllar-da en çok ısınacak olan yerler. Bunun için iki neden var. Birincisi, kutup bölgelerindeki tipik durağan at­mosferin yere yakın havayı tutacak olması, ikincisi ise, daha sıcak bir iklim yüzünden eriyecek olan buz­ların, dünya yüzeyini, daha az yansıtıcı duruma ge­tirecek olması ve böylece, daha fazla güneş ısısının emilmesi.
Boreal ormanlarındaki ağaçlar-bazı ölçümlere göre, °/o 50'ye varan oranla daha fazla karbon emerek- daha hızlı büyüyebiliyor ve kuzeye, halen ağaçsız olan, toprakları eriyebilen tundralara doğru 1000 km'ye kadar yayılabiliyor. Yeni bir araştırma sonucuna göre, boreal ormanlar, bugünden başla­yarak 2030 yılına kadar 2/3 oranında artabilecek. Optimistlere göre doğa, boreal ormanları, sera etkisini alt etmek için kullanabilir. Avustralya Hükü­meti Atmosfer Araştırma Bölümü'nden Barrie Pittock'ın söylediğine göre, dünya üzerinde bulunan canlı bitkilerdeki karbon miktarında yüzde 1'lik bir artış, fosilyakıtların yanarak çıkardığı karbona kar­şılık gelebiliyor. Ancak, konunun bir başka yönü daha var. Bo­real ormanları, kuzeye doğru yayıldıkça, ılımlı top­rakların da yayılmasıyla, güneyden de sıkıştırılacak. Kanadalı araştırmacılara göre, Kuzey Kanada'daki 
 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
BİYOGRAFİLERİN ÖZELLİKLERİ