Yaşanmış Ahlak

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Yaşanmış Ahlak
Ahlak felsefesinin ve Sosyolojik ahlak görüşünün ihmal edemeyeceği  bir üçüncü tip ahlak anlayışı vardır ki buna; “yaşanmış ahlak” diyebiliriz. Yaşanmış ahlak nazari ahlakla, sosyal münasebetleri düzenleyen pratik ahlak arasında bir nevi aracı  rolünü oynar.Yaşanmış ahlak bir teori değil, bir tip, bir örnektir. Bunlar ahlakı içten yaşayan v çevresinde müridleri bulunan ahlak kahramanlarıdır.
Bütün peygamberler, manevi liderler, evliyalar ve ahlak kahramanları, ahlak nazariyesi kurmaktan ziyade, ahlak ideallerini yaşayan ve şahıslarında muzaffer kılan ve onu sosyal bir değer haline getiren büyük örnekleridir. Cemiyetin içinde büyük dalgalanmalar yapan, pratik ahlakın dayandığı kadroları kıran ve genişleten bir örnek  tipler;
Çünkü ahlak, bir bilgi sahası değildir.; bir inanç sahasıdır. En teorik normlardan en  pratik kaidelere kadar ahlak sahasıyla ilgili fiil ve hareket sistemlerine düşünecek olursak, bunları icra ederken, irademiz üzerinde akıldan ziyade, inancın rol oynadığını görürüz. Bilgi sahasında ölçü, doğru-yanlış olduğu halde, ahlak sahasında ölçü insanın kendi kendisiyle tutarlı, yani sözü özüne denk olmasıdır.
İptidai topluluklara gidildikçe, ahlaki otoritenin örf ve adetlerdeki otorite ile karıştığına görürüz. bu otorite ferde dışardan tesir eder. Ahlaki otoritenin sübjektifleşerek, ferdin içine intikal etmesinde, manevi ahlak liderlerinin büyük rolü olmuştur. Daha doğrusu iptidai hayatta müşahede ettiğimiz kollektif heyecan sübjektifleşerek, ferdi vicdana ve ahlaki şahsiyetin doğmasına yol açmıştır.
İsa ile Muhammed, Hallaç ile Sokrat arasındaki ahlakı yaşama tarzı başka başkadır. İs ve Muhammed’de cezbe,Hallaç’da mutlak saadet olan şey, Sokrat’da bir nevi ahlaki neşe olur.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
PARAGRAFIN KONUSU