Ziya Gökalp

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Diyarbakır'da doğmuş, askeri rüştiye ve mülkiyeyi bitirmiş; İstanbul'a geldikten sonra eğitimini baytar mektebinde sürdürmüştür. Yeni Lisan hareketine katılarak Genç Kalemler dergisinde yazılar yazmış, Diyarbakır milletvekilliği yapmıştır. Kırk dokuz yaşında İstanbul'da ölmüştür.

Ziya Gökalp'ın şiirleri de düz yazıları da fikir ağırlıklıdır. O, bunlarda sanatsal bir amaca yönelmediği gibi, dilsel bir yetkinliğe ulaşamamıştır. Öğretici nitelikli bu şiirlerde usta bir ozan olarak karşımıza çıkmaz. Onun en büyük özelliği Türkçülük fikrini bir sisteme bağlamasıdır. Türk milletini yükseltme yolu olarak gördüğü Türkçülüğü yalnız edebiyatta değil, sanatta, ekonomide, hukukta, felsefe ve dinde gerçekleştirmek ister. Aynı zamanda büyük bir sosyolog olan sanatçı, Millî Edebiyat akımına düşünsel yönden büyük katkılar sunmuştur.

Batı öykünmeciliğinden, İslâm tutuculuğundan uzak durarak, Türkleşmek, İslâmlaşmak, çağdaşlaşmak ilkelerinde birleşmeyi benimsemiştir. O, düşüncelerini, İslâm inancıyla oluşan Türk kültürünün, çağdaş uygarlıkla özdeşleşmesi doğrultusunda yoğunlaştırmış bir düşünürdür. Tek başına ne bir ırkçı, ne bir İslamcı, ne de Avrupacı'dır. O, her alanda "halka doğru" giderek "ulusal kültür"e yaklaşmanın; Batı'ya yönelerek de "çağdaş uygarlık" düzeyine ulaşmanın özlemi içindedir.

Edebiyatımızın gelişmesi için halka, ulusal kaynaklara gidilmesi, yalın bir dil kullanılması, aruz yerine hece ölçüsünün tercih edilmesi, konuşma diliyle yazı dilinin birleştirilmesi, Halk edebiyatı ile Batı edebiyatının örnek alınması gerektiğini savunur. Eselerinde sade, konuşma diline yakın, doğal, kolay anlaşılır bir dil kullanmıştır. Türk mitolojisinden, Türk folklorundan, Dede Korkut Hikâyeleri'nden, masallardan yararlanır. Hece ölçüsünün benimsenip yaygınlaşmasında büyük rolü olmuştur.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
OLASILIK-OLABİLİRLİK BİLDİREN CÜMLE