Anadolu”nun Adım Adım Fethi

13 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Anadolu'nun Adım Adım Fethi
 
 
       Çeşitli gaileleri ortadan kaldırıldıktan sonra, imparatorluk merkezini İsfahan'a nakleden Melikşah'ın geniş ölçüde fütûhatı başladı. Malazgirt savaşından sonra ülkesine gönderilen Romanos Diogenes'in ölümü üzerine, Alp Arslan'ın Anadolu'nun fethi hakkında verdiği emir tatbik ediliyordu. Kutalmış'ın oğulları Süleymanşah, Mansur, Alp-İlig, Dolat maiyyetlerindeki kuvvetler ile, Artuk Bey ve Tutak v.b. gibi Türkmen reisleri de kendilerine bağlı Türkmenler'le Anadolu içlerine doğru hareket halinde idiler.

       Bu faaliyet artık geçici bir istilâ olmayıp, tamamiyle ele geçirme, bir vatan kurma mahiyetini taşıyordu. Türk kuvvetleri her gittikleri yerde koruma tedbirleri alıyor, işgallerini genişletiyor ve çeşitli bölgelerden batıya doğru ilerliyordu.

       Bizans İmparatoru Mikhael VII. tecrübeli nâzırı, aynı zamanda amcası İoannes Dukas sâyesinde tâcını muhafaza edebilmiş, meşhur âilelerden Komnenoslar'la arayı düzeltmiş, hattâ teyzesinin kızını İzak (İsaakios) Komnenos'la evlendirmek suretiyle sağlam bir birlik kurmaya muvaffak olmuştu. Memleket müdafaasını kuvvetlendirmek için, Türkler'e karşı kullanılmak üzere "Ölümsüzler" (İmmortel) adı ile yeni birlikler teşkil edildi.

       İmparator doğu orduları kumandanı tâyin ettiği İzak Komnenos'u Türkler'i geri atmakla vazifelendirdi. İzak'ın yanında, sonra imparator olan, kardeşi Aleksios da bulunuyordu. Sergüzeştçi ve disiplinsiz dört yüz kadar ücretli Frank'tan kurulu maiyetiyle Frank savaşçılardan Urselius'un iltihak etmesiyle takviye gören Bizans ordusu Orta Anadolu'ya hareket etti. Kappadokia (Kayseri)'ya geldikleri zaman, bir Frank askerini cezalandırmak isteyen başkumandan İzak'a karşı Urselius cephe aldı ve bütün kuvvetlerini toplayarak, Sivas'a doğru yollandı. Rastladığı küçük bir Türkmen müfrezesini bozdu, yoluna devam etti.

      Geceleyin onun ordugâhtan ayrılmasına engel olmayan İzak, ertesi gün âsiyi yakalatmak üzere kardeşi Aleksios Komnenos'u takibe göndereceği sırada, bir Türk ordusunun yaklaşmakta olduğu duyuldu. Türkler öteden beri savaşlarda keşif işine fazla ehemmiyet verdiklerine göre, Urselius ile biraz önce çarpışan kuvvetlerin arkadan gelmekte olan asıl ordunun gözcüleri olması muhtemeldi. Nitekim Kayseri'de ana kütle ile vuku bulan çetin savaşta "cesarette olduğu kadar sayıca da üstün" Türk ordusu karşısında Bizanslılar dağıldılar.

      Başkumandan İzak esir edildi, karargâhı kuşatıldı. Fundalıklar içine kendisini dar atan Aleksios Komnenos canını kurtarmağa, tek başına ve yaya olarak Ankara'ya varmağa muvaffak oldu. Ancak orada kardeşinin Türkler elinde, hayatta olduğunu ve fidye miktarını öğrenebildi. Derhal İstanbul'a gitti, para tedarik etti, dönüşünde Ankara'ya uğradı. Kalede kardeşleriyle karşılaştı: İzak Kappadokia'da fidyesi için biraz para tedarik ederek ve geri kalan kısmı için rehineler bırakarak serbest kalmış ve buraya gelmişti.

      İki kardeş yanlarında yetmiş kadar atlı olduğu halde İstanbul'a doğru yola koyuldular. İzmit civarında iki yüz kişilik bir Türk birliğine rastladılar. Maiyet efradını fedâ etmek bahasına Komnenos'lar burada da yakalarını sıyırmak imkânını buldular ve İstanbul'a ulaştılar. Doğu orduları başkumandanı İzak ile kardeşi Aleksios böylece alkışlar arasında, Bizans başkentine girmişlerdi!

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
DEYİMLER