Para

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Para
Bir zamanlar insanlar bir şey satın almak istedikleri vakit, satın alacakları şeyin yerine baş­ka bir şey vermek zorundaydılar, örneğin, fırın­cıdan bir ekmek almak isteyen bir çiftçi, ekmeği alabilmek için fırıncıya yumurta vermeyi önerir­di. Fırjncı da yumurtaları kabul ederdi, çünkü yu­murtaya gereksinmesi vardı. O çağlarda bir insa­nın sahip olduğu ya da verebileceği mallar, o insanin "parası" sayılırdı. Bu tür eşya değiş toku-şuna "takas" denirdi. Toplumlar genişleyip ti­caret gelişince, takas usulünün elverişsizliği de anlaşıldı. Değiş tokuş edilecek mallan getirip götürmek birçok zorluklar doğuruyordu. Bunun üzerine, bazı kimseler ahş-verişte belirli malları kullanmayı akıl ettiler. Bu mallar herkesin değer­li bulduğu ve kabul edeceği türden olacaktı. Böy­lece, dünyanın birçok yerinde para yerine sığır kullanılmaya başlandı. Bugün bile Afrika'nın kimi kesimlerinde sığır tek gerçek zenginlik sayı­lır.
Maden parayı ilk bulanın Anadolu'da yaşa­yan Lidyahlar olduğu biliniyor. Lidyalılar M.Ö. VII. yüzyılda değiş tokuşta (yani ahm-satım iş­lerinde) damgalı maden parçalarını para yerine kullanmaya başladılar. Ancak, Çinliler'in bu ta­rihten çok önce maden para kullandıkları sanılı­yor. İlk maden paraların biçimi düzensizdi; üzerleri kabasaba resimlerle damgalanırdı. Çinli­ler bir süre her parayı, satın alacağı malın biçi­minde yaptılar, örneğin giysi almak için kullanı­lacak maden paralar insan bedeni biçimindeydi.
ok küçük ödemelerde, bozuk para olarak kulla­nılır. Daha büyük miktardaki ödemeler ise kâğıt para ya da bankınot ile yapılır. Kâğıt paraları hükümetin yetkili kıldığı bankalar basar.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
NEDEN-SONUÇ İLİŞKİLİ CÜMLE