TARIM ALANINDAKİ GELİŞMELER

14 Ağustos 2013 tarihinde tarafından eklendi.

TARIM ALANINDAKİ GELİŞMELER 
 

      Türkiye'nin ekonomik kalkınması köyün ve köylünün kalkınmasına bağlı idi. Bir tarım memleketi olan Anadolu'nun en belli başlı gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Osmanlı İmparatorluğunun son yıllarında ilgisizlik yüzünden Türkiye'nin tarımı gelişmemiş, pek ilkel bir şekilde kalmıştı. Bu geri kalışta aydın sınıfının, milletimizin çokluğunu teşkil eden ve üretici olan köylüye karşı kayıtsızlığının da payı vardır. Köylünün millet ekonomisindeki yerini ve önemini anlayan Atatürk, "Türkiye'nin hakiki sahibi, efendisi köylüdür" diyerek bu hakikati ifade etmiştir.

      Türkiye halkının yüzde yetmiş beşini teşkil eden köylünün kalkınması için, Cumhuriyet Hükümetinin köycülük siyasetinde kabul ettiği esaslar şunlardır.

      1.Köylüden ağır vergileri kaldırmak,

      2.Köye para ve kredi sağlamak.

      3.Köylünün ürününü ıslah ve koruma.

      4.Köylünün bilgi ve görüşünü yükseltmek.

      5.Toprağa olmayan çiftçilere toprak dağıtmak.

A-Aşarın kaldırılması:

      Osmanlı İmparatorluğunda köylünün hükümete verdiği vergiye Aşar denirdi. Her çeşit toprak gelirinden onda birini devlet vergi olarak almakta idi. Ürün ne olursa olsun bu vergi mutlaka ödenirdi. Devlet bu vergi hakkını açık artırma ile aracıların (Mültezim) satardı. Onlar da bu parayı köylüden zorla toplardı. Bu usul köyde üretim sermayesinin azalmasına ve toprak sahibi olan köylünün, büyük toprak sahiplerine bağlı yarıcı olmasına yol açtı. Cumhuriyet İdaresi köylüye ezen ve sefalete götüren aşar usulünü kaldırmağa karar verdi. 17 Şubat 1925 tarihinde kabul edilen bir kanunla aşar kaldırıldı, yerine arazi vergisi kondu.

B-Köylüye para ve kredi temini:

      Uzun süre savaşlar ve aşar sistemi yüzünden köylü parasız, tohumsuz ve hayvansız kalmıştı. Hükümet köylünün üretim sermayesini sağlamak maksadıyla muhtaç köylüye dört milyon lira dağıttı. Bu para faizsiz ve uzun vadeli olarak verilmişti. Köylü aldığı bu para ile çift, çubuk, tohum gibi eksiklerini tamamladı. Ziraat Bankası kredi şartlarını kolaylaştırdı. Büyük arazi sahibi çiftçilere olduğu gibi, küçük arazi sahibi köylülere de kredi verilmesini sağladı. Faiz miktarını indirdi. 1929 yılında Zirai Kredi Kooperatifleri kuruldu. Bu kooperatifler mülklerini karşılık olarak gösteremeyen çiftçilere, şahsi itibarı üzerine masrafsız ve güçlük çıkarmadan kredi bulmaları imkanını verdi.

C-Köylünün ürünlerini ıslah ve koruma:

      Üretimin artmasında ve ürün kalitesinin yükselmesinde büyük rolü olan tohum üzerine de önemle duruldu. Memleketin birçok yerlerinde "Tohum Islah İstasyonları" kuruldu. Tohumun temizlenmesi için kalbur makineleri getirtilerek köylünün tohumu parasız olarak temizletildi. Köylülere pulluk dağıtıldı. Traktör kullanan çiftçiler korundu. Zirai Donatım Kurumu, çiftçinin tarım aleti, makine ve kimyasal gübre gereksinmesini sağladı. Hükümet halka parasız fidan vermek için numune fidanlıkları ve numune çiftlileri açtı. Bunlardan Dalaman Çiftliği en büyük numune çiftliği haline getirildi. Atatürk, Ankara'da Gazi Orman Çiftliği'ni kurdu. Hükümet buğday fiyatını korumak için gerekli gördüğü zaman Ziraat Bankası ve "Toprak Mahsulleri Ofisi" aracılığı ile buğday alım satım işlerini de üzerine aldı.

D-Ziraat Okulları:

      Köycülüğü bir bilim dalı haline getirecek elemanların yetiştirilmesi için birçok tarım okulları açıldı. Bunlardan biri Ankara'da açılan Ziraat Fakültesidir. Bu fakülte ziraat mühendisleri yetiştirir. Ayrıca tarım okullarının sayısı artırıldığı gibi, günün gereklerine cevap verecek şekilde ıslah edildi. Ziraat okulları ile diğer tarım kuruluşları teknik bilgileri çiftçilere ulaştırmak ve teknik elemanlara yeni bilgiler vermek maksadıyla kurslar açtı.

E-Topraksız çiftçiyi topraklandırma:

      Köydeki vatandaşların büyük bir bölümü topraksız, bir bölümü yarıcı ve bir bölümü de işçi idi. Köylüyü topraklandırmayı milli bir dava olarak kabul eden Cumhuriyet Hükümeti, köylüyü toprak sahibi yapmak için birçok kanunlar çıkardı. 1925'te kabul edilen bir kanuna göre; Köylüye toprak vermek için hükümete ait toprak yoksa hükümet arazi alır ve verir. İlk on yılda köylüye dağıtılan arazi 1.077.526 dönümdür. İlk işletilen arazi, yeni yetiştirilmeğe başlanan fidanlıklar, bağlar ve zeytinliklerden muayyen bir zaman için vergi alınmaması usulü kabul edildi.
 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.